KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1878 E., 2024/2639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/788 D.İş - 2021/735 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulüne
Karar Metni
987 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 18.06.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş, talebini 348.933,88 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 348.933,88, TL tazminatın 22.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının reddine, davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi yönünden;
1.Dava; davalı ... tarafından teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.
Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; hakem heyetince de bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafi1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, İtiraz Hakem Heyeti, davacının kask takıp takmadığı belirsiz ise de, yaralanmanın kafa bölgesinde gerçekleştiğinden ve kask takılı olsa idi bu şekilde bir baş bölgesi yaralanması gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazını kabul ederek % 20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasına karar vermiştir. Davacının alınan maluliyet raporunda yaralanmasının omurgada olduğu anlaşılmakla tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyizi yönünden;
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 18.06.2018 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut olayda; hükme esas alınan Süleyman Demirel Üniversitesi Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 23.11.2020 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet tespit edilmiştir. Davacının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1878, K. 2024/2639, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama