KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/188 E., 2024/2646 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/132-2022/203
- Sayısı
- 2022/İHK-4891
Karar Metni
1.176 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 28.06.2021
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Reddi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/164284
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.11.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan araç ile bir traktörün karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini 39.983,51 TL'ye yükseltmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, % 25 kusur oranı ile davacının dosyaya sunduğu rapordaki % 12 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, kaza tespit tutanağına göre davacı yolcunun kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığının tespit edildiği,
bu nedenle % 10 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 39.983,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 5.997,53 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplanması, % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre kazayla illiyet bağı kurulmak suretiyle usulünce hazırlandığı, tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi tarafından doğru olarak yapıldığı, % 10 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olduğu, davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalıya eksik evrakla başvuru yaptığını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin yeterli olduğunu, davacının ibraname ile alacaklarından vazgeçtiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesine göre davalının ödemesinin yeterli olduğunu, maluliyet raporunun ve kusur oranının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
% 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının koruyucu tedbirlere uymaması, alkollü ve usulüne uygun ehliyeti olmayan sürücünün aracına binmesi nedeniyle %40 oranında indirim yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olduğundan davalının ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının gerekli belgeler ile davalıya usulüne uygun başvuru yaptığı, davalı tarafından yapılan kısmi ödeme bulunmadığı, maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde hazırlandığı, kusur oranında isabetsizlik olmadığı, progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olduğu, yasal faize hükmedilmiş olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün davacının eşi olduğu,
bu nedenle hatır taşımasından söz edilemeyeceği, sürücünün ehliyetsiz ve alkollü olduğuna ilişkin bir bilginin bulunmadığı, 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde,
soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; kaza tespit tutanağında davacı yolcunun kaza esnasında aracın ön koltuğunda oturduğu ve emniyet kemerinin takılı olmadığı hususunun tespit edildiği, davacının kaza sırasında yüzünden yaralandığı ve maluliyetinin oluştuğu, dolayısıyla muhtemel zararın artmasında katkısının olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken %10 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/188, K. 2024/2646, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama