KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2066 E., 2025/8536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/480 D.İş, 2023/445 K.
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.06.2021 tarihinde trafik sigortası bulunmayan aracın, davacının sürücüsü olduğu motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak %13 oranında malul kaldığını, kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan aracın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak 25.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.500,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 26.500,00 TL'nin davalıya başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle talebini 390.775,10 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, rapor ücreti talebinin hukuka aykırı olduğunu, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, yeni bir rapor aldırılması gerektiğini, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davalının temerrüte düşmediğini, bu nedenle faiz talebinin ve faiz türünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporunda davacı sürücünün %25, karşı sürücünün ise %75 oranında kusurlu bulunduğu, alınan hesap raporunun hükme esas alındığı, davalının 19.08.2022 tarihinde temerrüte düştüğü, kaza tespit tutanağında emniyet kemeri konusunun belirsiz olarak işaretli olduğu, rapor ücretine yargılama gideri kapsamında hükmedildiği, tam vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 390.775,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki dava açılmadan önce gerekli evrakla davalıya başvurulduğu, yazılı başvuru şartının gerçekleştiği, başvuruya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, alt ekstremite arızasında 1 yıllık bekleme süresinin dolduğu, hurdaya ayrılmış tescilsiz araçların değer kaybı talepleri teminat dışı tutulsa da bedensel zararın teminat dışı tutulmadığı, güvence Hesabının sorumluluğunun ZMSS tespitinin mümkün olmadığı veya tespit edilemediği durumlarda mevcut olduğu,
dosya kapsamında alınan kusur raporuna istinaden sigortalının %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamanın mevzuata uygun olduğu, rapor ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alındığı, başvuranın koruyucu kask ve ekipman kullanıp kullanmadığı hususunun belirlenemediği, faiz başlangıç tarihinin yerinde olduğu, ancak AAÜT'ne göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulü, diğer itirazlarının reddi ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, yeni bir maluliyet raporu aldırılması gerektiğini, araçla ilgili kazadan önce trafikten çekme, hurdaya ayırma veya çalıntı kaydı olup olmadığı hususları tespit edilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükmedilen kusur oranının hatalı olduğunu, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, kazaya kendi kusuruyla sebebiyet veren başvuranın asli kusurlu olduğunu, hesaplamada %1.8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, rapor ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan davalının temerrütü bulunmadığını, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminat hesabının güncel asgari ücret üzerinden yeniden yapılmasını talep ettiklerini, karşı sürücü tam kusurlu olup yeniden kusur raporu alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 18.06.2021 tarihinde trafik sigortası bulunmayan traktörün, davacının sevk ve idaresindeki motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usulüne uygun yapılmasına, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmesine, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve %1.8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmamasına,
itiraz aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmamasına, uyuşmazlık hakem heyetince verilen karara karşı davacı yanın kusur yönünden itirazda bulunmamasına, vekalet ücretine ilişkin hükümde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında oluşan kazada davacı sürücünün kusursuz, karşı araç sürücüsünün kavşakta geçiş önceliğine uymaması nedeniyle kusurlu bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 03.04.2023 tarihli kusur raporunda ise davacı sürücünün kavşağa yüksek hızla girmesi nedeniyle %25 ve karşı araç sürücüsünün kavşağa yaklaştığı andan itibaren hızını düşürmemesi ve sağından kavşağa giren araca ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Ancak İtiraz Hakem Heyetince bu raporlardan 09.01.2023 tarihli rapora itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ile dosyada mevcut rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve (davacı tarafından uyuşmazlık hakem heyeti kararına itiraz edilmediği göz önüne alındığında davalının %75 kusur oranı yönünden usuli kazanılmış hakkı gözetilerek) oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2066, K. 2025/8536, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama