KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2488 E., 2024/4136 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/354 D.İş-432 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-13386
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 40.100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazlarının reddine, davacı vekilinin itirazlarının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 51.164,69 TL maddi
tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda davacı tarafından sunulan sağlık kurulu raporunda davacının hipertansiyon nedeniyle %10, humerus ve radius kırığı nedeniyle %7 oranında malul kaldığı, toplam maluliyet oranının %16 olduğu belirtilmiş, hakem heyetince hipertansiyona ilişkin maluliyet oranının kaza ile illiyet bağı bulunmadığından davacının kaza nedeniyle maluliyet oranının %7 olduğu kabul edilerek bu oran üzerinden karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Karara esas alınan sağlık kurul raporunda davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavi bilgilerine ve davacıda oluşan araz ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığına ilişkin bilgilere yer verilmemiş olup rapor bu haliyle mevzuata uygun olmayıp karar vermeye elverişli değildir.
Diğer taraftan maluliyete ilişkin belirlemeler çözümü uzmanlık gerektiren hususlardan olup hakem heyetince mevzuata uygun maluliyet raporu alınmaksızın resen yapılan incelemeyle karar verilmesi de doğru değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle davacının kaza ile illiyetli maluliyetinin bulunup bulunmadığının ve oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2488, K. 2024/4136, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama