KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2652 E., 2025/17244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2006/1042 E., 2010/878 K.
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ve ...'ın murisi ........
08.02.2002 tarihinde davalılardan ...'ın kullandığı araç içinde yolculuk yaparken aracın davalı ...'ın dikkatsizlik sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle 13.07.2002 tarihinde vefat ettiğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak üzere şimdilik müvekkilleri ... ve .... için 1.000,00 YTL'den 2.000,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatı ve 658,00 YTL tedavi ve defin gideri olmak üzere 2.658,00 YTL maddi tazminatın 08.02.2002 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini,
müvekkilleri ... ve ... için 10.000,00 YTL'den 20.000,00 YTL, diğer müvekkilleri .......... ... ve ... için 5.000,00 YTL den 15.000,00 YTL olmak üzere toplam 35.000,00 YTL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 23.567,62 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen kaza nedeni ile hayatının kaybeden desteğin yakınlarının destekten yoksun kaldığı, davalıların işleten ve sürücü konumunda olması nedeni ile meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçeleri ile davacıların maddi tazminat talebinin kabulü ile, 23.567,62 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.02.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ... için 4.000,00 TL, ........ için 4.000,00 TL ve diğer davacılar için 2.000,00'er TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.02.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın zamanaşımına uğraması nedeni ile bozulması gerektiğini, kararın 27.12.2010 tarihinde verildiğini, aradan geçen 13 yıl kadar süre sonunda 08.02.2024 tarihinde kararın tebliğinin talep edildiğini, karar bu süre içerisinde tebliğ edilmediğinden ilama dayalı alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Davacılar vekili meydana gelen kazada desteklerinin hayatını kaybetmesi nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece davacıların meydana gelen kaza nedeni ile destekten yoksun kaldıklarının anlaşılması nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 135. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nunun 156. maddesi) ''Müruru zaman katedilmiş olunca katıdan itibaren yeni bir müddet cereyan etmeğe başlar. Borç bir senette ikrar edilmiş veya bir hüküm ile sabit olmuş ise yeni müddet daima on senedir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden; mahkemenin karar tarihinin 27.12.2010 olduğu, davalı ...’a gerekçeli kararın 14.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, böylece hüküm tarihi ile kararın davalıya tebliğ edildiği tarih arasında on yıldan fazla süre geçtiği anlaşılmaktadır.
Hükmün doğurduğu sonuçların büyük bir kısmı tefhim anından itibaren meydana gelir. Buna karşılık bazı sonuçları ise hükmün kesinleşmesi ile doğar. Hakim verdiği hükmü kendiliğinden değiştiremez. İlam zamanaşımına uğramış olsa bile temyiz edilip Yargıtay tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez.
Şu halde, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 135/2. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nunun 156/2.maddesi) uyarınca hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı; davalının bu on yıllık sürenin geçtiğinden bahisle ilamın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiş olduğu gözetildiğinde; mahkemece, ilamın zamanaşımına uğradığı dikkate alınarak yeniden hüküm kurulması gerekir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2652, K. 2025/17244, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama