KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2692 E., 2025/9029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/98 D.İş, 2024/101 K.
Karar Metni
1.352 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 04.05.2020 tarihinde davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %13.5 oranında malul kaldığını, 120 gün geçici iş göremezliği ve 60 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya 04.12.2020 tarihinde başvuru yapıldığını,
ancak cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 24.000,00 TL sürekli ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 24.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
28.09.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini sürekli iş göremezlik yönünden 402.059,68 TL geçici iş göremezlik yönünden 447,43 TL olmak üzere toplam talebini 402.507,11 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, ilk ve acil tedaviye ilişkin tıbbi belgeler tamamlanmadan başvuru yapıldığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden maluliyet raporu alınması gerektiğini, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olmadığını, SGK tarafından başvuran yana ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan maluliyet raporunun usule uygun olduğu, alınan kusur raporunda her iki sürücünün %50 kusurlu bulunduğu, başvurucuya SGK tarafından 8.403,97 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, başvurucunun bakiye geçici iş göremezlik alacağı bulunmadığı gerekçesiyle; başvurunun kısmen kabulü ile 402.059,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem heyetince geçici iş göremezlik talebinin reddine karar verildiğinden geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazın değerlendirilmediği, alınan kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, maluliyet raporunun geçerli mevzuata göre fiziksel muayene yapılarak düzenlendiği ve karar vermeye yeterli bulunduğu, hesap yönteminde bir yanlışlık olmadığı, SGK tarafından davacıya 8.403,07 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığının belirlendiği, bu nedenle bu talebin reddine karar verildiği,
kaza tespit tutanağında kaskın takılı olmadığının belirtildiği, ancak yaralanma göz önünde bulundurulduğunda maluliyetle illiyet bağı olmadığı, tarifeye göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin 1/5'inin karar tarihinde geçerli maktu ücretin altında kalması nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, faiz başlangıç tarihinde hata bulunmadığı, ancak davalıya sigortalı aracın kullanım amacı hususi olup yasal faize hükmedilmesi yönünde kararın düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle;
davalı vekilinin itirazının faiz türü yönünden kabulü, diğer itirazların reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.1 bendinde yer alan "avans" ibaresi çıkarılarak yerine "yasal" ibaresi yazılmak suretiyle kararın düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını, kusur oranının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi veya KGM Fen Heyetinden rapor alınması gerektiğini, iyileşme sürecinin tamamlanmasının ardından güncel yönetmelik uyarınca maluliyet raporu temini gerektiğini, hesaplamanın %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, SGK'dan yapılan ödemenin tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verildiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 04.05.2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmamasına,
geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddedilmesi ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi karşısında davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazında hukuki yarar bulunmamasına, kaza tespit tutanağı ile alınan kusur raporunun birbiriyle uyumlu olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; başvuruya dayanak yapılan ve hükme esas alınan ... Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca üç adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 20.06.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre davacının trafik kazası sonrası sol ayak bileğinde kırık ve kafasında açılma şeklinde meydana gelen yaralanmasına tibia kırığına bağlı ayak bileği eklem hareket kısıtlılığından %9 ile saçlı deride yara skarı ve sol ayak bileğinde operasyon skarı nedeniyle nedeniyle %5 olmak üzere balthazard hesabına göre iş göremezlik oranı %13.5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince ise kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre fiziki muayene yapılarak düzenlendiği gerekçesiyle bu rapor hükme esas alınmıştır.
Ancak hükme esas alınan raporun kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği belirtilmekte ise de maluliyetin bir kısmını oluşturan skar yönünden raporu düzenleyen kurul içinde plastik cerrahi uzmanı/dermatoloji uzmanı bulunmamaktadır. Davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan maluliyetin bir kısmını oluşturan ve davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi/dermatoloji uzmanının da
bulunduğu, dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan yeni bir rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi ve eki cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Somut olayda davacı motosiklet sürücüsünün trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu trafik kazası tespit tutanağı ile yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. İtiraz Hakem Heyetince kaza tespit tutanağında kaskın takılı olmadığı belirtilmiş ise de yaralanmanın maluliyetle illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davalının müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; yukarıda (2) numaralı bentte belirtilen davacının baş bölgesinden de skar yönünden maluliyet oranı verilip verilmeyeceği hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra motosiklet sürücüsü olan davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilerek Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmaması gerektiği hususu tartışılarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2692, K. 2025/9029, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama