KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2694 E., 2024/9733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/699 E., 2023/902 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulüne
Karar Metni
1.347 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Şırnak İcra Müdürlüğünün 2013/431 sayılı dosyası ile aleyhinde icra takibi başlatılan davalıların, takibe haksız olarak itiraz ettiklerini, Yapı Kredi Finansal Kiralama Anonim Ortaklığının maliki ve ...'ün sürücüsü bulunduğu ... plakalı aracın 03.09.2007 günü Şırnak ilinde meydana gelen kaza sonucu ...'ın vefat ettiğini, söz konusu kaza dolayısı ile müteveffanın yasal mirasçılarının kaza yapan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi bulunmaması nedeni ile müvekkili kuruma başvuruda bulunduğunu, yasal mirasçılara 23.305,00 TL tazminat ödendiğini belirterek borçlular tarafından yapılan itirazın iptalini, aracın üzerine tedbir konulmasını, yargılama harç ve giderlerinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; finansal kiralama sözleşmesiyle kazaya karışan aracın zilyetliğinin dava dışı ... Oto Gıda isimli şirkete devredildiğini, sözleşmenin feshedilmesine rağmen aracın iade edilmediğini belirterek husumet ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... Oto Gıda isimli şirkette şoför olarak çalıştığını, kazada kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.03.2015 tarihli, 2013/289 Esas 2015/162 karar nolu kararı ile; davanın kabulüne davalıların Şırnak İcra Müdürlüğünün 2013/431 sayılı dosyası ile görülen takipte borca ve faize ilişkin itirazlarının iptaline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş. vekili ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay ( Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/2334 Esas, 2020/3708 Karar sayılı kararı ile;
" Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu
tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı .... vekili müvekkilinin finansal kiralama işi yaptığını, hukuken işleten olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya karışan aracın finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı ... Oto Gıda İnş. Turizm Aş'ye kiralandığını, finansal kiralama sözleşmesinin kiracının borçlarını ödememesi sebebiyle sözleşmenin feshedildiği ancak aracın kendilerine teslim edilmediğini belirterek buna ilişkin belgeleri dosyaya sunmuştur. Mahkemece bu husus tartışılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece taraflar arasında uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, aracın fiilen teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, sözleşmenin feshedilmesine rağmen teslim edilip edilmediği,
davalı ...Ş.'nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3-Haksız eylemlerde zarar sorumluları, gerçek zarardan sorumlu olurlar. Gerçek zararın HMK'nın 266. maddesi gereğince konusunda uzman bilirkişi marifetiyle tespiti ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olması gerekir.
Davacı ..., davalının sürücüsü ve maliki olduğu aracın yaptığı kaza sonucu vefat eden İbrahim Ercan'ın mirasçılarına kendisi tarafından yapılan hesaplamaya göre ödeme yapmıştır. Davalı, davacının yaptığı ödemeden değil, gerçek zarardan kusuru oranında sorumludur.
Mahkemece; aktüerya bilirkişiden hesap raporu alınmadan, hukukçu bilirkişinin bulunduğu heyetten alınan raporda davacı tarafından yapılan ödeme aynen benimsenerek icra dosyasındaki kapak hesabı dikkate alınmak suretiyle karar verilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Mahkemece, aktüerya bilirkişiden alınacak raporla zararın belirlenmek suretiyle esasa yönelik inceleme ve değerlendirme yaparak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası alınan 12.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; müteveffanın eşinin ödeme tarihi (02.04.2009) itibarıyla gerçek zararının 37.896,80 TL olduğu, ... tarafından eşe ödenen 23.305,00 TL'nin tamamının rücu edilebileceğinin mütalaa edildiği, davalı .... yönünden yapılan değerlendirmede; davalı ....'nin finansal kiralama işi yaptığı, davalı şirket tarafından dosya içine taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesi ve eklerinin ibraz edildiği, ayrıca davalı şirket tarafından dava dışı ...
Oto Gıda İnş. Turizm A.Ş.'ye karşı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/174 E. sayılı dosyasında malın iadesi yönünde dava açıldığı düşünüldüğünde, kazaya karışan aracın uzun süreli kiralama neticesinde işleteni ve hakimiyetinin dava dışı ... Oto Gıda İnş.
Turizm A.Ş.'de olması nedeniyle davalı ...Ş. yönünden davanın husumetten reddine karar verildiği, davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede; davalı şirkete ait olup davalı ... yönetimindeki kazaya neden olan aracın kaza tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmadığı,
dosyaya ibraz edilen 02.04.2009 tarihli yazıdan trafik kazasında vefat eden şahsın mirasçısı ...'a 5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca ... tarafından 23.305,00 TL ödendiğinin sabit olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davalı ...aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...'e karşı açılan davanın kabulü ile davalı ... tarafından Şırnak İcra müdürlüğünün 2013/431 Esas sayılı dosyası ile görülen takipte borca ve faize ilişkin itirazlarının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalı ... şirketinin aracın maliki olarak sigorta sözleşmesi yapması gerektiğini, bozma ilamı gereği sözleşmenin 3. kişileri bağlayıcı nitelikte olup olmadığının araştırılmadığını, ticari defter ve kayıtlarda araştırılma yapılmadığını, davalı şirket hakkında ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalının o tarihte ... Oto Gıda A.Ş. isimli şirketin şoförü olduğunu, aracına iyi niyetle aldığı mütevveffanın vefat ettiğini, davalının kusuru bulunmadığını, araç maliki ve işleten şirketin sorumlu bulunduklarını, bozma gereğinin yerine getirilmediğini, sözleşmenin 3. kişileri bağlayıcı nitelikte olup olmadığının araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87 ,89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarıının temyiz eden davacı ile davalıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2694, K. 2024/9733, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama