KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2710 E., 2024/12623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/211 E., 2023/343 K.
Karar Metni
1.100 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların birlikte ...
Mahallesi ...Sokak No:8/7 ..., İstanbul adresinde ikamet ettiklerini, davalı şirkete vekaleten hareket eden diğer davalının istemi ile 08.06.2012 günü akşam saatlerinde boşanarak ayrı yaşamakta olan eşi ...’a ait borç nedeniyle Kadıköy 7. İcra Müdürlüğünün 2012/793 sayılı dosyası üzerinden haciz ve muhafaza işlemi için gelindiğini, davacıların dosya borçlusunun burada yaşamadığını söylediklerini, eşyaların borçluya ait olmadığını söylediklerini, eşyaların bulundukları yerden alınabilecek durumdayken 21.06.2012 günlü bilirkişi raporunda da görüldüğü gibi 600.00,00 TL’lik hasar verildiğini, bu maddi zararın tazminini istediklerini,
ayrıca psikolojik travma geçirdiklerini belirterek. 600,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; avukat olarak eşyaları zorla evden çıkaran insanlar olmadığını, eşyaların muhafaza kararında kendilerinin bir iradesinin olmadığını, aksine usule aykırı davranan tarafın davacı olduğunu, borçlu ... ve ...
Gıda aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2002/10005 sayılı dosyasından takip başlattıklarını, takip kesinleşince alacağının tahsili için hacze gidildiğini, icra işlemine başlandığını, müvekkilinin haklarını korumak için haciz yapmak zorunda olduğunu, nakliye ve hamaliye ekibinin eşyalara hiçbir zarar vermediğini, evin talan edilmesinin söz konusu olmadığını, eşyaların da haczin devamında evde bırakıldığını, zararın kendileri bıraktıktan sonra meydana gelmişse bundan sorumlu olmadıklarını, eşyaların davacının kardeşi ...’na yediemin olarak bırakıldığını,
eğer zarar gelmişse bundan yediemin ...’nun sorumlu olacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... San ve Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haciz işlemi ile ilgili davalı şirketin davanın tarafı olmadığını, davalı şirketin işlem yapılması ve alacağının tahsili için evraklarının takibi için diğer davalı ile anlaşma yaptığını, avukatın dosyayı takip ettiğini, yapılan işlemlere resmi mercilerde itiraz dahi edilmeden şirket aleyhine dava açılmasının davacının kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, hasarın muhatabının haciz esnasında malların teslim edildiği ve yediemin olan ... olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin, 17.12.2015 tarihli ve 2013/109 Esas, 2015/578 Karar sayılı kararıyla, davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 30,00 TL tazminatın olay gününden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacı ...'na verilmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL tazimantın olay gününden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 23.12.2019 tarihli ve 2019/1363 Esas, 2019/6232 Karar sayılı ilamıyla, "...dava dışı borçlu hakkında alacağın tahsili amacıyla menkul haczinin düzenli adresi tespit edilemediği için yapılamadığı, dosya alacaklısının da haricen edindiği bilgiler doğrultusunda ve borçlunun ticaret odasında belirtilen adresi olduğu iddiasıyla davaya konu haciz işlemlerinin yapıldığı adrese menkul haczi için gittiği anlaşılmaktadır.
Kadıköy 7. İcra Müdürlüğünün 2012/793 talimat sayı ve 08.06.2012 tarihli haciz zaptının incelenmesinde, apartman görevlisinin boçlu ...’un zaman zaman mahale gelip gittiğini ve kendisini gördüğünü beyan ettiği, aradan bir süre geçtikten sonra tekrar söz alarak beyanını değiştirmek istediği ve borçlunun 15 günde bir çocuklarını almak için geldiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Ayrıca mahkeme gerekçeli kararında davacılara ait eşyaların muhafaza altına alındığı kabul edilmişse de haciz zaptının incelenmesinde "..malların yedieminliğe götürülmek üzere nakliye aracına yüklendiği …" eklindeki kısmın üzeri çizilerek iptali ile malların yediemin olarak davacının kardeşi ...’na bırakıldığı görülmüştür.
Şu halde; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminatın şartları oluşmadığından davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; davacılar vekilinin kararın düzeltilmesi istemi de Dairenin 07.11.2022 tarihli 2020/2769 Esas, 2020/4201 Karar sayılı ilamıyla miktar nedeniyle reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.11.2021 tarihli ve 2020/310 Esas, 2021/382 Karar saılı ilamıyla; bozma ilamında, dava dışı borçlunun düzenli adresinin bulunamaması nedeniyle takip alacaklısının haricen edindiği bilgiler doğrultusunda davaya konu yerde haciz işleminin gerçekleştiği, sonradan beyanını değiştirmeye çalışsa da apartman görevlisinin borçlu ...'un zaman zaman mahalle gelip gittiğini belirttiği, ayrıca ilk karardaki tespitin aksine malların yediemine götürülmediği, yediemin sıfatıyla davacının kardeşi ...'na bırakıldığı,
bu haliyle manevi tazminatın şartlarının oluşmadığının ifade edildiği bozma ilamında borçlunun mernis adresinin değil düzenli adresinin bulunmadığından bahsedildiği, apartman görevlisinin bozma ilamında da sözü geçen beyanının da dikkate alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C.Dairenin İkinci Bozma Kararı
Dairenin 14.11.2022 tarihli ve 2022/2639 Esas, 2022/14500 Karar sayılı ilamıyla; "...mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verilmesi ile birlikte davacılar yararına usulü kazanılmış hak oluştmuştur. Şu halde, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği halde bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmeksizin, maddi tazminat yönünden de ret kararı verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmişti.
D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; bozma ilamına uyulmuş ve manevi tazminatın reddi, maddi tazminatın ise ilk karardaki gibi 30,00 TL üzerinden kabulü yoluna gidildiği gerekçesiyle, manevi tazminat davasının reddine, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 30,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata 08.06.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme gerekçesinde, haksız haczin hemen akabinde alınan bilirkişi raporuna değil de üç sene sonra alınan rapora göre hüküm kurmasının hakkaniyetli olmadığını, davalıların psikolojik travma geçirmelerinin nedeninin herhangi bir haciz işlemi olmadığını, evlerine sadece bir icra memuru ve avukat değil, polisler, hamallar, şoförler gibi kalabalık bir gurubun gelmesi,
evde dava dışı dosya borçlusunun yaşadığına dair hiçbir emare dahi yokken çocuğun ağlama ve konuyu izah çalışmalarına ve dosyaya sunulan yıllar öncesine ait anne ve babası arasındaki boşanma ilamına, apartman görevlisinin beyanlarına dahi aldırış etmeyen zaten hazırlıklı gelmiş davalının ev eşyalarını muhafazaya aldırma çabası ve üstelik dosya borçlusu olan eski eşe ait haciz mahallinde hiçbir belge ve bilgi bulunamamasına rağmen kötü niyetli amaçlarına ulaşabilmek için ısrarla hacze devam edilmesi olduğunu,
icra takibi sırasında haksız yere malı haczedilen üçüncü kişinin bu yüzden doğmuş olan gerçek zararı maddi olabileceği gibi manevi de olabileceğini, davanın kabulü yerine reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2710, K. 2024/12623, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama