KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/299 E., 2025/7050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/734 D.İş, 2023/733 Karar
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.08.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından ZMSS poliçesiyle sigortalanan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğunu, aksi halde maluliyet raporları arasında çelişki olması sebebiyle yeniden rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacının sunduğu ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 29.12.2022 tarihli maluliyet raporuna (skar nedeniyle) “Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik'in "Deri, hipertrofik skar ve keloid" kısmında düzenlenen skar nedeniyle % 5 oranın belirlendiği, davalı vekilinin itirazı üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince, yeniden rapor alınmasına karar verildiği, komisyonca belirlenen adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen kök ve ek raporda; davacı muayene edilmeden, gönderilen fotoğraflar üzerinden skar dokusunun maluliyet oluşturmadığı, skar boyutunun insan vücut % 1'ni geçmediği gerekçesiyle sürekli iş göremezliği bulunmadığı ifade edilmiştir.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının muayenesi yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'in 7/1 fıkrasında.
"Bu Yönetmelikte belirtilen raporları düzenlemeye yetkili sağlık kurum ve kuruluşları ile hakem hastaneler Sağlık Bakanlığınca belirlenir ve Bakanlığın internet sitesinde yayımlanır." düzenlenen hüküm gereği, davacının maluliyetine konu yaralanmasının "skar" kaynaklı olmasına göre, iki dermatoloji uzmanı ile bir estetik cerrahi uzmanı tarafından, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulduğu,
dosyadaki raporlar değerlendirmek suretiyle çelişkinin giderildiği en yakın yetkili sağlık kuruluşlarından gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/299, K. 2025/7050, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama