İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/3103 K.2024/5399

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/3103Karar2024/5399Tarih29 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.264 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2024/3103 E., 2024/5399 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mayıs 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1615 E., 2024/48 K.
Hüküm/karar
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine/Davanın kabulüne
İlk derece mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/127 E., 2022/256 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.264 kelime·6 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

07.03.2017 tarihinde davacının otomobili ile üç şeritli yolun en sol şeridinde ilerlerken, orta şeritte bulunan tırın aniden davacının seyir şeridine girmesi nedeni ile ani manevra sonucu bölünmüş yolun orta refüjüne girerek otomobilinin ters dönmesi sonucu meydana gelen kazada ağır şekilde yaralandığını, hastaneye kaldırıldığını, belden aşağısının felç kaldığını, kendi başına yürüyemez ... geldiğini, bakıma muhtaç olduğunu, kazanın oluşumunda plakası tespit edilemeyen ve kontrolsüz şekilde şerit değiştiren tır sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olan davalı ...

Hesabına başvuruda bulunulduğunu ancak olumlu sonuç alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını iddia ederek belirsiz alacak davasının kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihi 20.10.2017'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.01.2023 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 293.068,00 TL'ye, sürekli bakıcı gideri tazminat talebini 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından yazılı olarak müvekkiline başvuruda bulunulduğunu, yapılan inceleme neticesinde başvurunun eldeki bilgi ve belgelerle kabul edilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiğini, öncelikle davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti gerektiğini, sorumluluklarının plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu,

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada plakası tespit edilemeyen araç sürücüsüne ilişkin iddiaların soyut olduğu ve sadece müştekinin beyanlarına dayandığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kazada plakası tespit edilemeyen aracın varlığının şüpheden uzak ve kesin olarak ispat edilemediğini, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerine ilişin olarak bir sorumluluğunun bulunmadığını, temerrüde düşmediklerini, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, kusurlu bulunan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç nedeni ile davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçeleri ile davanın kabulü ile, 293.068,00 TL işgücü kaybı, 330.000,00 TL bakıcı giderinin, temerrüt tarihi olan 20.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı yanın sorumluluğunun 2017 yılı için sigorta şirketlerinin sorumluluk tutarı olan sakatlanma ve ölüm tazminatı için 330.000,00 TL, sağlık gideri kapsamında 330.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, davacının meydana gleen kazada kusuru bulunmadığını iddia ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalar hakkında, bu aracın varlığı kesin deliller ile tespit edilemediği takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50 nci maddesinde “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.” denildiğini ve başvuru sahibinin, plakası tespit edilemeyen aracın varlığını ve kusurlu bulunduğunu ispat etmek ile yükümlü olduğunu, tanığın ifadelerinin çelişkili olduğunu, tanığın kaza sonrasında kolluk ya da savcılık makamında ifade vermediğini, maluliyet raporunun,

Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak düzenlenmesi gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ında yapılan değişiklik ile 01.06.2015 tarihinden itibaren gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin olarak yapılacak hesaplamalarda TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve iskonto oranının (teknik faiz), %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, mahkemece 2 teminatın varlığı kabul edilerek sakatlanma ve ölüm teminatından 330.000,00 TL sağlık gideri teminatından 330.000,00 TL üzerinden davanın hatalı hesaplama doğrultusunda kabulüne karar verildiğini,

kaza yılı olan 2017 itibariyle teminat limitinin 330.000,00 TL olduğunu, bu rakamın dışında ikinci bir teminat bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlendiği, Yargıtay içtihatlarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif yöntemi esas alınarak yapılan hesaplamada hata olmadığı, davalının sorumlu olduğu poliçe limitinin aşılmadığı, mahkemece belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğu gerekçeleri ile davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Dava plakası ve sürücüsü tespit edilemediği iddia olunan tırın davacının sürücüsü olduğu aracın şeride girmesi ile oluşan kaza sonucu davacıda meydana gelen cismani zararın tazmini istemine ilişkindir.

Dosya içerisinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen tırın varlığına ilişkin tanık ...'ın beyanı dışında başkaca delil bulunamamaktadır. Tanık ...'ın ceza soruşturması sırasında ifadesine başvurulmamıştır. Mahkemece dinlenen tanık beyanında; tırın markası, modeli, plakası, rengi hakkında bilgi vermemiş, sadece açık kasa olduğunu, üzerinde logo ya da amblem olmadığını bildirmiştir. Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada ise meydana gelen kazaya plakası ve rengini bilmedikleri bir tırın sebep olduğuna ilişkin davacının soyut iddiaları dışında, yeterli delil, iz veya emare bulunmadığı belirlenmiştir.

Buna göre dosya içerisinde mevcut tüm deliller ve özellikle olaya ilişkin olarak Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu verilen 15.08.2017 tarihli kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı birlikte değerlendirildiğinde, kazaya davacı dışında karışan başkaca aracın varlığı iddiası sübut bulmamıştır. Bu hali ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosya kapsamında bulunan İbni Sina Hastanesi evrakından olay tarihi olan 07.03.2017 tarihinde davacının "araç içi trafik kazası" nedeniyle hastaneye getirildiği ve acil operasyona alındığı, tanık ...'ın dava konusu kazaya plakası tespit edilemeyen bir tırın neden olduğu yönünde beyanda bulunduğu, adı geçenin mahkemece de ayrıca ifadesine başvurulduğu ve ifadesinde "tırın manevrası üzerine davacı da tırdan kaçmak için sola manevra yaptı, araç tırın ani manevrası üzerine orta refüje düştü ve düşmesi ile ikiye katlandı" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davacının iddiasının oluşa uygun olması, olay tarihinde davacının hastane giriş kaydı bulunması ve tanık beyanı gözetildiğinde dava konusu kazaya plakası tespit edilen tırın sebep olduğu kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3103, K. 2024/5399, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3103
Karar No
2024/5399
Tarih
29 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/3104 K.2024/4761
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3105 K.2024/3638
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/3105 K.2024/6800
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/3105 K.2024/4764
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/3106 K.2024/4763
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/3107 K.2024/6509

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.