KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/3398 E., 2024/6293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/175 D. İş, 2024/171 K.
- Sayısı
- 2024/KIT-55
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici bakıcı gideri, 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yeterli ödeme yapıldığını, davacının bakiye zararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince, Dairemizin 08.12.2022 tarih, 2021/20106 Esas, 2022/16559 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne toplam 240.355,43 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosyadaki yazılara, uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince zararın tespitine yönelik tazminat raporu alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar; Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamıyla davacı yararına olacak şekilde tazminata esas alınan gelirin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalı yararına olacak şekilde maluliyet raporunun ve vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; hesap tarihinden sonra da işleyecek dönem hesabı yapılması gereklidir. İşlemiş/ işleyecek dönem hesabında; rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır (YHGK., 28.06.1995 tarih, 1994/9-628 Esas, 1995/694 Karar).
İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamından sonra alınan raporda karar tarihine en yakın asgari ücret tutarları kullanılmayarak işlemiş dönem sonu da bozma ilamından önceki rapor tarihi olarak esas alınarak tazminat hesabı yapılmış, hakem heyetince de anılan rapor esas alınarak karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Bilinen dönem; kaza tarihinden karar tarihine kadar gelirdeki tüm değişiklikler dikkate alınarak belirlenir ve karar tarihine en yakın tarihteki gelir, bilinmeyen dönem için de progresif rant usulüyle hespalanır.
Somut olayda bozma ilamından sonra yapılan hesaplamada değişen gelir bilindiğine göre bilinen varken varsayıma dayalı olarak hesaplama yapılamayacağından bilinen son gelir üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir.
Eldeki davada karar, davacı yararına, tazminata esas alınan gelirin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulduğundan davalı yararına usuli kazanılmış haktan sözedilemez. Kaldı ki genel olarak hükmün tazminat hesabına esas alınan gelirin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulması durumunda davalı yararına kazanılmış hak durumu oluşmayacaktır.
Bu durumda hakem heyetince yapılması gereken iş, bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda elde edilen bilgilere göre tazminat hesabına esas alınacak gelirin belirlenerek tazminat hesabında bu gelirin esas alınarak karar tarihine en yakın asgari ücretlerin uygulandığı (güncel verilerle) tazminat hesabı yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
3. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3398, K. 2024/6293, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama