KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/3775 E., 2024/11957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/314 - 2022/309
Karar Metni
1.478 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
25.09.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını ve sürekli bakıma muhtaç olduğunu, eldeki tahkim başvurusundan önce davacının aynı kaza nedeniyle davalı aleyhine sürekli bakıcı gideri tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2018.E.94202 sayılı başvuruda bulunduğunu, söz konusu dosyada %75 maluliyet oranlı rapora göre karar verildiğini,
ancak 09.07.2020 tarihli sağlık raporunda davacının %96 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, eldeki başvuruda %96 maluliyet oranına göre yeniden hesaplama yapılarak tespit edilecek bakiye sürekli bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsilini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 52.302,76 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; beden gücü kayıp oranındaki artış ayrı bir maddi olgu olarak değerlendirildiğinde önceki iş göremezlikten bağımsız olarak tazmini gerektiği, zarar görenin önceki davada fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamış olmasının, gelecekteki gelişmelere dayanarak yeni bir dava ile artan zararını istemesini engelleyen bir kesin hüküm olarak kabul edilemeyeceği, aynı kazaya ilişkin 2021.E.173907 sayılı tahkim başvurusu kapsamında nöroloji uzmanı,
adli tıp uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 01.01.2022 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %84 oranında olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporda davacının maluliyetinde artış bulunduğunun belirtildiği, davacının kalan yaşamını ancak başkasının bakımı ile sürdürebileceği, temel ihtiyaçları dahil tüm ihtiyaçlarını gidermek için sürekli bakıcıya ihtiyaç duyduğuna kanaat getirildiği, davacının sürekli bakıcı gideri talebine ilişkin 2018.E.94202 sayılı tahkim dosyasında %75 maluliyet oranına göre bakıcı giderinin hesaplandığı,
eldeki dosyada iki maluliyet arasındaki %9 oranındaki farka göre bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 52.302,76 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının 28.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının aynı kazadaki sürekli bakıcı tazminatı talebiyle davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2018.E.94202 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğunu, söz konusu dosyada davacı ile davalının sulh olduğunu, davalının davacıya sürekli bakıcı gideri kapsamında ferileri ile birlikte 93.000,54 TL ödediğini, sulh sonrasında davacı tarafın yapılan ödeme neticesinde fazlaya ilişkin hak, alacak ve ferilerinden feragat ettiğini, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince feragat nedeni ile başvurunun reddine karar verildiğini,
davacının maluliyetinde artan bir durum olmadığını, sürekli bakıcı giderinin maluliyet artışı ile değişemeyeceğini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının maluliyet oranında gelişen bir durumun mevcut olup olmadığının tespit edilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması,
davacının maluliyetinde artış olduğunun kabulü halinde, kalıcı bakıcı gideri tazminatının poliçe limitinden düşülmesi gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı ve sürekli bakıcı tazminatının tek teminat kapsamında olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün gelişen maluliyet iddiasına dayalı olarak talep ettiği sürekli bakıcı gideri tazminatına ilişkindir.
1.Davacı sürücü ile davalıya sigortalı aracın karıştığı 25.09.2017 tarihli trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığı, davacının eldeki tahkim başvurusundan önce aynı kaza nedeniyle davalı aleyhine sürekli bakıcı gideri tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2018.E.94202 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğu, söz konusu dosyaya sunulan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 02.04.2018 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %75 oranında ve davacının sürekli bakıma muhtaç olduğunun tespit edildiği,
aktüer bilirkişi tarafından %75 maluliyet oranı dikkate alınarak sürekli bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 30.04.2019 tarihli K-2019/37266 sayılı kararı ile başvurunun kısmen kabulü ile (%20 temlikten sonra) 81.055,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 03.08.2019 tarihli 2019/İHK-9433 sayılı kararı ile davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verildiği,
karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi yargılaması sırasında davacı vekilinin 17.02.2020 tarihli ibranameyi imzaladığı, ibranamede davacı tarafın davalı aleyhine sürekli bakıcı gideri tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yaptığı 2018.E.94202 sayılı başvurudan feragat ettiğinin belirtildiği, ibraname kapsamında davalının davacıya 80.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı ödeyeceğinin belirtildiği, davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 09.03.2020 tarihli dilekçede de;
yargılama konusu alacak bakımından, haricen davalı vekili ile sürekli bakıcı gideri tazminatı bakımından sulh olunduğu, davadan feragat ettiklerinin belirtildiği, bunun üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 18.06.2020 tarihli 2019/4025 E., 2020/597 K. sayılı ilamı ile. İtiraz Hakem Heyetinin 03.08.2019 tarihli 2019/İHK-9433 sayılı kararının kaldırılmasına, başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili eldeki davada ise, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yaptıkları 2018.E.94202 sayılı tahkim başvurusunda % 75 maluliyet oranına göre sürekli bakıcı gideri tazminatına karar verildiğini, ancak dava dilekçesinin ekinde dosyaya sundukları Sağlık Bakanlığı Fethiye Devlet Hastanesinin 09.07.2020 tarihli raporuna göre davacının maluliyetinin % 96 oranında olduğunun tespit edildiğini belirterek söz konusu rapora istinaden yeniden hesaplama yapılarak tespit edilecek bakiye sürekli bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Hakem Heyetince, davacının aynı kazaya ilişkin 2021.E.173907 sayılı tahkim başvurusunda nöroloji uzmanı, adli tıp uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 01.01.2022 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 84 oranında olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporda davacının maluliyetinde artış bulunduğunun belirtildiği, davacının kalan yaşamını ancak başkasının bakımı ile sürdürebileceği, temel ihtiyaçları dahil tüm ihtiyaçlarını gidermek için sürekli bakıcıya ihtiyaç duyduğuna kanaat getirildiği,
davacının sürekli bakıcı gideri talebine ilişkin 2018.E.94202 sayılı tahkim dosyasında % 75 maluliyet oranına göre bakıcı giderinin hesaplandığı, eldeki dosyada ise iki maluliyet arasındaki % 9 oranındaki farka göre bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verildiği, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddedildiği, kararın davalı vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça dosyaya sunulan Sağlık Bakanlığı Fethiye Devlet Hastanesinin 09.07.2020 tarihli raporu ile 2021.E.173907 sayılı tahkim başvurusunda alınıp eldeki dosyada hükme esas alınan uzman hekimlerden oluşan heyetin hazırladığı 01.01.2022 tarihli raporda, davacının maluliyetinin ve buna bağlı olarak sürekli bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin(tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli), 2018.E.94202 sayılı tahkim yargılaması sırasında davacı vekili tarafından sulh ve feragat beyanına ilişkin dilekçenin sunulduğu 09.03.2020 tarihinden sonra arttığına ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyeti'nce; davacının 09.03.2020 tarihli sulh/feragat dilekçesinden önceki ve sonraki eksik tüm tedavi evrakları temin edilerek, dosyadaki maluliyet raporları da irdelenerek, davacının öncelikle sulh/feragat beyanında bulunduğu 09.03.2020 tarihindeki maluliyet oranının ve buna bağlı olarak sürekli bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) belirlenmesi,
akabinde 09.03.2020 tarihli sulh/feragat dilekçesinden sonra davacının maluliyetinde ve buna bağlı olarak sürekli bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürede (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) gelişen bir durum olup olmadığının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi de yapılmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre,
davacının maluliyetinde ve buna bağlı olarak sürekli bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürede (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) gelişen bir durum olduğunun tespiti halinde oluşacak fark üzerinden zararın hesaplanması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3775, K. 2024/11957, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama