KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/3974 E., 2024/9566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/859 E., 2021/309 K.
- Dava tarihi
- 25.05.2017
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/247 E., 2020/630 K.
Karar Metni
1.067 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile borçlu dava dışı ...Özel Eğitim Gıda Nak. İnş.Tem. San. Ve Tic. Ltd.
Şti. arasında imzalanan 16.09.2014 tarihli kredi sözleşmesini davalı ...'nın kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine haklarında icra takipleri başlatıldığını, haczi kabil mal bulunamadığını, ancak davalı borçlu ...'nın adına kayıtlı Bolu İli Merkez İlçesi Paşaköy Mah. 301 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan triblex bina ve arsa nitelikli taşınmazını 28.07.2016 tarihinde davalı ...'a, Bolu İli Merkez İlçesi Karaköy Mah. 1923 ada 1 parsel sayılı dükkan niteliğindeki taşınmazını 16.12.2016 tarihinde davalı ...'a devrettiğini,
taşınmazların kredilerin takibe düşmesinden çok kısa bir süre önce hızlı bir şekilde elden çıkartıldığını, alacaklılardan mal kaçırma amacını güttüğünü, borçlu ile taşınmazı satın alan üçüncü şahıs arasında güven ilişkisi bulunduğunu belirterek davalı ... adına kayıtlı iken diğer davalılara devredilen taşınmazlara ilişkin tasarruf işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin market işletmecisi olduğunu, dükkan ihtiyacı olduğu için diğer davalı ... ile dükkan satışı konusunda görüştüğünü, kendisini daha önce tanımadığını, dükkanı alabilmek için Garanti Bankasından kredi aldığını, eksper tarafından fotoğraflandığını, dükkan içine 400.000,00 TL civarında tadilat yaptığını hileli satış olsa idi bu kadar yatırım yapmayacağını, davacı tarafın iptal talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin eşinin kanser hastası olduğunu, iyileşme gösterdiğini, vefat etmeden önce asansör bulunmayan sitede 5. katta oturduklarını eşinin rahat etmesi için merdiveni olmayan dava konusu evi satın almaya karar verdiğini, 350.000,00 TL ye anlaştıklarını, müvekkilinin oturduğu daireyi, arabasını, Paşakent sitesinde bulunan dairesini satmak suretiyle davalıdan taşınmaz üzerindeki ipoteği de ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ve ... arasında yapılan 28.07.2016 tarihli dava konusu Bolu İli, Merkez İlçesi, Paşaköy Mahallesi 3001 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasındaki itiraza uğramayan imzalı anlaşmanın şartlarına uygun olarak devirler yaptığı, davalının borçlarını banka aracılığı ile ödediği, dava konusu taşınmazın ipotek borcunu kapattığı, davalı ...'ın davalı borçluyu tanıdığı, arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunu gösterir bir yakınlığı da olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği,
yapılan ödeme ile tasarruf tarihindeki taşınmaz değeri arasında fahiş fark olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalılar ... ve ... arasında yapılan 16.12.2016 tarihli dava konusu Bolu İli, Merkez İlçesi, Karaköy Mahallesi 1923 ada 1 parsel sayılı taşınmazın konut kredisi ile alındığı, satış bedelinin davalı ...'nın yetkilisi, sahibi olduğu ve davacı banka ile imzalanan sözleşmede asıl borçlu olan Kara Mahmut Özel Eğitim Kurumları hesabına banka aracılığı ile geçtiği, davalı ...'ın davalı borçluyu tanıdığı,
arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunu gösterir bir yakınlığı da olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'nın 16.07.2020 tarihinde verilen kabul beyanı ve muvazaayı kabulü içeren dilekçesinin kesin delil niteliğinde olduğunu, mahkemece bu beyan ve dilekçenin hükme esas alınmadığını, kabul beyanı üzerine mahkemenin ret kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın ... yönünden kabulü gerektiğini ve ... bakımından vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davalı ...'nın annesinin taşınmazda oturmaya devam ettiğini ve 29.06.2018 tarihinde yapılan keşifte kapıyı annesinin açtığını,
bu durumun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli 2017/17-2248 E - 2019/998 K sayılı kararına göre açık muvazaa delili olduğunu, davalı ... bakımından davanın ispatlandığını, davalılar arasında yapılan hileli işlemler nedeni ile davanın kabulü gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu ... açılan davayı kabul etmiş ise de.
İİK'nun 277 vd maddelerine dayanan tasarrufun iptali davalarında borçlunun davayı kabul etmesinin tek başına muvazaanın varlığını kabul etmek için yeterli olmadığı, alıcı konumundaki davalılar Fikret ve Nazım'ın tapudaki bedel dışında ödeme yaptıklarını belirttikleri, satış tarihine ait bir kısım dekont örnekleri ve yakın tarihte kredi çekildiğine ilişkin belgeleri dosyaya sundukları, bankadan havale edilen paranın borçluya ödenen para olduğu kabul edilerek bu durumda bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer ile davalılar tarafından ödendiği ispat edilen değer arasında bedel farkı bulunmadığı,
satış bedelinin ödendiğinin banka kayıtları, diğer belgeler ile kanıtlandığı, bunun yanı sıra davalıların borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek durumda olduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3974, K. 2024/9566, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama