KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4033 E., 2025/13325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/278 D.İş- 2024/279
- Sayısı
- 2024/İHK-18966
- Sayısı
- K-2024/90257
Karar Metni
937 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 09.07.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek ve belirsiz alacak davası olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartı gerçekleşmediği için başvurunun usulden reddine karar verilmesini, sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber aleyhe takdir edilecek vekâlet ücretinin AAÜT'de belirtilen vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak haksız başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında sekel olarak değerlendirilecek nitelikte araz bulunmadığı, davacı tarafından sunulan raporun usul ve esasa uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dokuzlar kuralına göre pratik hesaplamada, hastanın parmakları bitişik olarak elin ayası ile birlikte yüzeyi, toplam vücut yüzey alanının %1'i olarak kabul edilebileceği, dolayısı ile vücut yüzeyinin %1'i dendiği zaman 1 el yüzeyi büyüklüğünde bir ölçüden bahsedildiği, bu haliyle başvuru sahibinde yara izine dayalı maluliyet bulunmadığı,
diğer taraftan yüzde sabit iz ceza hukukuna ilişkin bir kavram olup, yüzdeki yara izi Yönetmelik uyarınca “saçlı deri ve yüz bölümünün yarısında fazlasını” kaplamadığı müddetçe maluliyet zararı bakımından ilave hiçbir ehemmiyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sundukları ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 02.02.2023 tarih ve ... no’lu Adli Kurul Raporu ile yüzdeki sabit iz nedeni ile engel tespiti yapıldığını, özellikle yüzde meydana gelen yaralanmalarda, kişinin sosyal hayatının etkilendiğini, yönetmeliğin salt lafzına bağlı kalmanın, hukuk mantığı içinde kullanılması zorunlu olan takdir yetkisini kullanmamanın hukuka aykırı olduğunu, raporlar arasında çelişki oluştuğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davacının beden gücü kaybına yönelik olarak sunduğu ...
Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 02.02.2023 tarihli rapora göre; trafik kazası sonrası davacının “sağ orbital bölgede kaş ile göz kapağı arasında 4 cm ve zigomatik bölgede kabarık ve buna dikey seyirli 2 cm'lik yüzde sabit niteliğinde skar” nedeni ile %5 oranında sürekli maliyetinin oluştuğu belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosya kapsamında alınan Adli Tıp Uzmanı bilirkişi heyetinin raporuyla ise;
davacının yaralanma bölgelerindeki dokularının niteliği, anatomik lokalizasyonları, ebatları dikkate alınarak yapılan vücut yüzey alanı hesaplamasına göre (DuBois Formulü ile) ortalama bir insanın (kilo:70 kg, boy: 170 cm) vücut yüzey alanının %1'ini (=1 80... ) geçmediği anlaşıldığından sekel olarak değerlendirilecek nitelikte olmadığının bildirildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de bu ikinci rapor hükme esas alınarak başvuru sahibinde sürekli maluliyet oluşmadığı gerekçesiyle başvuru sahibinin taleplerinin reddine karar verildiği, davacının itirazı üzerine.
İtiraz Hakem Heyetince, dokuzlar kuralına göre pratik hesaplamada, hastanın parmakları bitişik olarak elin ayası ile birlikte yüzeyi, toplam vücut yüzey alanının %1'i olarak kabul edilebileceği, dolayısı ile vücut yüzeyinin %1'i dendiği zaman bir el yüzeyi büyüklüğünde bir ölçüden bahsedildiği, bu haliyle başvuru sahibinde yara izine dayalı maluliyet bulunmadığı,
diğer taraftan yüzde sabit iz değerlendirmesi ceza hukukuna ilişkin bir kavram olup, yüzdeki yara izinin Yönetmelik uyarınca “saçlı deri ve yüz bölümünün yarısında fazlasını” kaplamadığı müddetçe maluliyet zararı bakımından ilave hiçbir ehemmiyetinin bulunmadığı gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ret kararı vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davacının itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından başvuru sırasında sunulan ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporla, Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosya kapsamında alınan Adli Tıp Uzmanı heyet üyeleri tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporu arasında çelişki oluşmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince Adli Tıp Uzmanı Heyet Üyeleri tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı bölümünden çelişkilerin giderilmesi için rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4033, K. 2025/13325, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama