KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4158 E., 2024/10054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1261 E., 2023/2058 K.
- Hüküm/karar
- Red/ Red
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/91 E., 2021/95 K.
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa'dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kamu borçlusu ... Ltd. Şti. hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, davalı borçlu şirketin mal kaçırma amacı ile Tekirdağ Çerkezköy ilçesinde bulunun 834 ada 5 parsel sayılı taşınmazını 02.10.2013 tarihinde davalılar ... ve ...'ya devrettiğinin tespit edildiğini, belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde ; tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için borcun doğumunun tasarruftan önce olması gerektiğini, davalıların taşınmazı 550.000,00TL'ye aldıklarını ve bu bedel üzerinden tapu harç ve masraflarını ödediklerini, 02.10.2013 tarihinde davacının davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, davalı şirket ile diğer davalılar arasında tanışıklık bulunmadığını, davalıların taşınmazı yatırım amaçlı olarak satın aldıklarını, davalı şirket ile farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu borcunun tasarruf tarihinden sonra doğduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece borcun doğum tarihinden önce yapılmış bir tasarruf olmadığı yönündeki dava şartının yerine gelmediği gerekçesi ile davanın reddi yönündeki kararın eksik değerlendirme ile hatalı olarak verildiğini, borçlunun 2013 yılında taşınmaz devirlerini yaptığını, borçlunun ve hukuki münasebet içinde olduğu bu kişilerin yaptıkları işlemlerle kamu alacağının ödenmesini engellemeye ve etkisizleştirmeye çalıştıklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olmasının tasarrufun iptali davasının ön koşullarından olduğu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ve dava dilekçesi ekinde bulunan davalı borçlu şirkete çıkartılan ödeme emirleri ile davalı borçlunun bağlı bulunduğu vergi dairesince hazırlanan borç dökümünden vergi borçlarının 01/2013-12/2013 vergi dönemine ilişkin olmakla birlikte vade tarihinin 30.04.2014 tarihi olduğu, 30.04.2014 tarihi itibariyle muaccel ... geldiği, tasarrufun ise 02.10.2012 tarihinde yapıldığı,
bu itibarla iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olmasına ilişkin dava ön koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, gerekçesi ile ; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; istinaf dilekçesinde belirttiği iddiaları tekrar ederek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri hükümleri
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki bilgi ve bilirkişi raporundan borçlunun 1/2013-12/2013 dönemi ve vergi borcunun, 31.12.2024 tarihinde kamu borçlusu tarafından ödenmiş olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4158, K. 2024/10054, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama