KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4359 E., 2025/11693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/83 E., 2023/293 K.
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkilince kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu 02.04.2006 tarihinde davalılardan ... adına kayıtlı ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın asli kusurlu olarak park halindeki sigortalı araca çarptığını, toplam hasar bedeli 16.793,00 TL'nin 05.06.2006 tarihinde müvekkili tarafından ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak şimdilik 16.793,00 TL'nin 05.06.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, adına kayıtlı bir araç olduğunu bu dava vesilesiyle öğrendiğini, hiç okula gitmediğini ve okuma yazma bilmediğini, 2- 2,5 sene önce kızı ... 'ın nişanlısı olan ve halen birlikte yaşadığı veya evlendiği ismini ... olarak bildiği kişinin bir otomobil aldığını ve tanık olarak bir kısım evrak imzalaması gerektiğini söylediğini, notere gittiklerini ve bir kısım belgeler imzaladığını, kendisinin ne arabası olduğunu ne de araba gördüğünü, ... isimli şahsı da tanımadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2011 tarih ve 2008/41 Esas, 2011/281 karar sayılı kararı ile; HUMK’nun 409.Maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 17.12.2018 tarih ve 2018/58 28... /12298 Karar sayılı ilamıyla, "...Daha önce 28.02.20 11... .05.2011 tarihlerinde işlemden kaldırılan ve yenilenen dosyanın bu defa 12.07.2011 tarihinde de takipsiz bırakılmış olması nedeniyle HMUK'nın 409. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; davacı vekili tarafından 12.07.2011 tarihli duruşmaya katılamayacağını bildiren usulüne uygun olarak 11.07.2011 havale tarihli mazeret dilekçesi sunulduğu, ancak dilekçenin sehven başka bir dava dosyası içerisine alındığı, bu hususun hükümden sonra hakim tarafından 15.07.2011 tarihinde tutanağa bağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin değerlendirilmeden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir..
" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla,Yargıtay bozma ilamına uyularak açılan davanın kısmen kabulüne, 16.793,00 TL maddi tazminatın (hasar bedeli olarak ödenen) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının faiz yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bu davada varlığı iddia ve talep edilen alacak bakımından hak düşürücü süreler/ zamanaşımı süreleri geçmiş olduğundan tazminat talep edilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin adına kayıtlı bir araç olduğunu bu dava vesilesiyle öğrendiğini, hiç okula gitmediğini, kendisinin okuma yazma bilmediğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın, davacının kasko poliçesi ile sigortaladığı araca çarpmasıyla oluşan kaza nedeniyle davacının sigortalısına ödediği bedelin davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4359, K. 2025/11693, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama