KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/439 E., 2025/6348 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/684-2023/729
- Sayısı
- 2023/İHK-52374
- Sayısı
- K-2023/264167
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.09.2021 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı kamyonet ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 24.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 371.212,04 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 371.212,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin değiştirilmesine, davacı lehine 1/5 oranında 10.993,93 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması, davacının bakiye ömrünün kaza tarihindeki yaşına göre belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edilmesine, davacının yolcu olup kusurunun bulunmamasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil olmamasına, davalı vekilinin cevap dilekçesinde hatır taşıması yönünden definin bulunmamasına göre bu husustaki temyiz itirazının reddi gerektiğinin anlaşılmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.12.2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle % 5 oranında maluliyetin tespit edildiği,
kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte aynı raporda Sinir Sistemi-Nörojenik Kaynaklı Ağrılar kapsamında davacının % 5 oranında maluliyetinin de bulunduğunun tespit edildiği, ancak söz konusu % 5 oranındaki maluliyetin hangi nedenle tayin edildiğinin rapor içeriğinden anlaşılamadığı, davacının nöroloji uzmanı bir hekim tarafından muayene edildiğine ilişkin bir kaydında da bulunmadığı, buna göre söz konusu maluliyet oranı ile davaya konu kaza arasında uygun bir nedensellik bağı tespit edilmeksizin anılan raporun hazırlandığı, raporun bu yönden de hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Cildiye/Plastik Cerrahi Bölümü uzmanı ve Nöroloji uzmanının da bulunduğu heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Somut olayda hükme esas alınan 04.08.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün tespitinde isabetli olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılmış ise de raporun içeriğinden davacının bakiye ömrünün rapor tarihine göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrünün belirlenmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınarak (davalının usuli kazanılmış hakları da dikkate alınmak kaydı ile) hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/439, K. 2025/6348, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama