KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4570 E., 2024/10368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/124 E., 2022/124 K.
Karar Metni
973 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.09.2018 tarihinde gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.100,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 95.261,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 95.261,00 TL tazminatın 27.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetininin 23.04.2020 tarihli ve 2020/İHK-9097 sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 22.06.2021 tarih 2021/3609-2021/3470 sayılı kararı ile; ''..1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeni ile cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi olan 27.09.2018 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, uyuşmazlık hakem heyetince Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporuna göre Erişikinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %17 olarak belirlenen maluliyet oranı hükme esas alınmıştır.
Maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile davalı nezdinde sigortalı bulunan araç sürücüsünün aynı köylü oldukları, tarlaya bakmak için giderken kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz hakem heyetince olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmıştır. O halde, davacı yolcu ile davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün aynı köylü oldukları, tarlaya bakmak için giderken kazanın meydana gelmesi nedeniyle olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4-Kabule göre de; sigortacılık yasası 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur.
B.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası düzenlenen raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, belirlenen %29 maluliyet oranının bozma öncesi belirlenen %17 maluliyet oranından yüksek olduğu, kararı temyiz eden davalı lehine aleyhe temyiz yasağı nedeniyle %17 oranının dikkate alındığı, uyulan bozma gereği hatır taşıması indirimi ve maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 76.208,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası düzenlenen maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %29 sürekli iş göremez ve 9 ay geçici iş göremez olduğunun tespit edildiğini, maluliyet raporundaki gerçek oran gözardı edildiği gibi 2022 yılı asgari ücretteki değişimin de gözönüne alınmadığını, asgari ücret değişikliğinin dikkate alınmasının kamu düzenine ilişkin olduğunu, ıslah hakkının gözardı edildiğini, değer arttırım dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, usuli kazanılmış hak gerekçesiyle tazminatın azalmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak bilinen son gelire göre progresif rant yöntemi üzerinden yapılması gerektiğini, %1, 8 teknik faiz üzerinden yapılan hesaba göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4570, K. 2024/10368, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama