KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4598 E., 2024/5290 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/121 D.İş - 2022/121
- Sayısı
- İHK-2022/2650
- Hüküm/karar
- Davalı İtirazının Reddine
- Sayısı
- 2021/146111
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 26.12.2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından ZMSS poliçesiyle sigortalanan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı 5.000,00 TL davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 130.648,02 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne,123.724,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.923,47 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 130.648,02 TL tazminatın 11.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağı tutulmadığı, davacının dosyaya sunduğu kusur raporunda; davacının % 25, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise; %75 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunda ise davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu kabul edilerek bu raporun karara esas alındığı anlaşılmaktadır. Kusur raporlarında tespit edilen oranlar birbirinden farklı olup, kusur oranlarının tartışıldığı, çelişkilerin giderildiği bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4598, K. 2024/5290, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama