KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4738 E., 2024/6820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
1.132 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Daire'nin 01.06.2021 tarih ve 2021/3086 Esas 2021/2093 Karar sayılı ilamı ile yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik sigortası olmayan araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, iş gücü kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL maddi tazminatın ve 300,00 TL rapor masrafının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 68.955,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 68.955,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile başvurunun dava şartı eksikliğinden usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire'nin 01.06.2021 tarih ve 2021/3086 Esas 2021/2093 Karar sayılısayılı ilamı ile. "Somut olayda kaza tarihi 10.12.2017 olup davacı tarafça 24.07.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulmuş, 22.08.2019 tarihinde de eldeki tahkim dosyasında zararın tazmini talep edilmiştir.
Uyuşmazlık hakem heyetince başvurunun kabulüne dair verilen karara davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem heyetince, UHH kaldırılması ile KTK ve Genel şartlar uyarınca Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Eldeki dava HMK'nın yürürlüğünden sonra açılmıştır.
HMK'nın 114. maddesinde dava şartları gösterilmiş, 115/2. maddesindeki “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.
Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” şeklindeki düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
HMK'nın 114. maddesinde gösterilen dava şartı olarak belirlenen bir çok hususun tarafça giderilebilecek bir noksanlık olarak görüldüğü madde gerekçesinden de anlaşılmaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrası "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu" belirtilmiştir.
Dairemiz uygulamalarında sigorta davalarında örneğin dain-mürtehinden muvafakat alınması, İİK'nin 277. maddesinden kaynaklanan davada "aciz belgesi" gibi dava şartı ibrazı olarak kabul edilen hususlar bu eksiklik varsa dava usulden red edilmemekte bu eksiklik tamamlatılmaktadır. Somut olayda da.
KTK'nın 97. maddesindeki başvuru koşulları arasında Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor ile sigortacıya başvuru koşulu söz konusu olmadığı, davacı tarafça sigorta şirketine 24.07.2019 tarihinde başvurulduğu, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddi ile sair itirazlarının incelenmesi ve gerekli sağlık raporu aldırılması sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile HMK'nın 30. madde hükmü gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma sonrası alınan raporda davacının %25 sürekli iş göremezlik oranına göre 28.11.2019 tarihli hesap raporundaki veriler ve TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yeni maluliyetin uyarlanması sonucu karar verildiği gerekçesiyle davalı itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden kurulmasına, davacının talebinin kısmen kabulü ile 43.096,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 06.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline bakiye talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, heyet içinde ruh sağlığı doktorunun bulunmadığını, davacının kazadan önce de psikolojik rahatsızlıklarının olduğunu, önceki raporun da davacının anksiyöz ve sinirli olduğunun belirtildiğini, maluliyetin kaza ile illiyet bağının olmadığını, temerrüde düşmediklerini, avans faizine hükmedilemeyeceğini, davacı lehine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı kazada, davacı sürücünün yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4738, K. 2024/6820, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama