KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4868 E., 2025/13067 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/184 Değişik İş-2024/184 Karar
- Sayısı
- İHK-2024/5137
- Sayısı
- K-2023/383283
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın 11.06.2022 tarihinde yaya haldeki müvekkiline çarpması sonucunda müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 8.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun iyileşme süresi dolmadan alındığını, ATK'dan maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, maluliyet değerlendirmesinin ÇÖZGER Yönetmeliği'ne göre yapılması gerektiğini, ceza aşamasında uzlaşma bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, başvurunun zamanaşımına uğradığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olabileceğini belirtmiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV.İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun davacının bizzat muayenesi yapılarak illiyet bağı ve süreklilik tespit edilerek düzenlendiği, davacıdaki arazın kafa bölgesinde bulunduğu ve ayrıca skar niteliğinde de araz olduğu, raporun 6 aylık iyileşme süresi sonrasında rapor vermeye yetkili üniversite tarafından düzenlendiği, heyette davacıdaki arazlara yönelik uzman hekim imzalarının bulunduğu ve raporun hükme esas alınmasına karar verildiği belirtilerek itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına,
davanın kabulüne, 500.000,00 TL'nin 12.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda maluliyet oranının tespiti için kaza sonrası dönemde anti epileptik ilaç kullanıp kullanmadığının tespiti için kaza tarihinden sonraki son 2 yıla ait SGK hastane başvuru ve Medulla dökümleri ile birlikte kişinin nöroloji ya da beyin cerrahi uzmanı tarafından muayenesinin yapılarak sekel niteliğinde bulgusunun olup olmadığı,
epilepsi bulunup bulunmadığı hususlarını içeren raporun iletilmesi sonrası tekrar değerlendirme yapılabileceğinin belirtildiğini, İtiraz Hakem Heyetince maluliyet oranının tespiti için eksiklikler tamamlanmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun afaki bir şekilde hazırlanmış olması nedeniyle maluliyet raporu ve oranını kabul etmediklerini, başvuranda ömür boyu epilepsi oluşup oluşmayacağı hususunun belirlenmesi amacıyla üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından içerisinde psikiyatri ve nöroloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini,
kaldı ki ilgili raporun kazadan yalnızca 6 ay sonra hazırlanmış olduğunu, minimum 18 aylık iyileşme süresi dolmadığını, kaza sonucu oluşan hipertrofik skar ve keloid skarlar vücut yüzölçümünün %1’inden az olduğundan söz konusu skara bağlı olarak herhangi bir sürekli maluliyet oluşmayacağını, maluliyet raporunun başvuranın bizzat muayenesi yapılmaksızın ve güncel muayene bulgularına yer verilmeksizin, kaza ile illliyet bağı içerisinde olan arazların ve maluliyetin sürekli nitelikte olduğu açıkça belirtilmeksizin ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik uyarınca hazırlanmamış olduğunu,
raporun Çözger Yönetmeliği (Çocuklar için) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuru sahibi ve araç sürücüsü arasında uzlaşma olup olmadığı hususu belirsiz olup söz konusu hususun tespit edilmesi gerektiğini, başvuran vekili tarafından dosyaya ön başvuru dilekçesinin müvekkiline mail yolu iletildiğini gösteren ekran görüntüsü eklenmişse de müvekkil sigorta şirketi tarafından işbu mailin teslim alınıp tebellüğ edildiğini kanıtlayan teslim edildi belgesinin sunulmadığını, alındı belgesinin dosyaya sunulmasının sağlanması,
sunulamaması halinde başvurunun usulden reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4868, K. 2025/13067, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama