KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4930 E., 2025/13057 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/312 D.İş-2024/319 Karar
- Sayısı
- İHK-2024/16778
- Sayısı
- K-2024/18539
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.12.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sürücü müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri olarak şimdilik 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 258.905,25 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru formunun tebliğ edilmediğini, başvuru yargılama gerektirip hakemin yetkili olmadığını, husumet itirazları olduğunu, eksik evrakla başvuru yapılması nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, aracın tescile tabi olup olmadığının somut delille ispat edilemediğini, kusurun tespiti gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yeniden maluliyet raporu alınması ve maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği zira maluliyet raporunun kazadan yedi yıl sonra düzenlendiğini,
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/8145 soruşturma numaralı dosyasından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda; ...
Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan kesin rapora göre vücutta tıbben yaralanma olarak nitelendirilebilecek harici travmatik lezyon bulunmadığının belirtildiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatından sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yasal faiz işletilebileceğini belirtmiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, toplam 253.010,24 TL'nin 17.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacıya ödenmesine, 5.528,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
IV.İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; dava dilekçesinin STK sistemi üzerinden otomatik olarak tebliğ edildiği, dosya kapsamında yaptırılan kusur incelemesinin hükme esas alınmasında isabetsizlik olmadığı, kazaya karışan aracın plakasının tespit edilememiş olması dolayısı ile ...'nın sorumlu olduğu, ceza soruşturması evrakı incelendiğinde plakası tespit edilemeyen aracın varlığının sabit olduğu, başvuru sahibi tarafından gerekli evrakın davalıya 06.03.2023 tarihinde iletildiği ve 8 iş günü sonrası davalının temerrüde düştüğü belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru formu ve dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, eksik evrakla başvuru yapılması nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, başvuru yargılama gerektirip hakemin yetkili olmadığını, husumet itirazları olup aracın tescile tabi olup olmadığının somut delille ispat edilemediğini, ekte sunulan ve davacı yanın karıştığı kazalara ilişkin SBM sorgusundan görüleceği üzere davacının 2016 yılından bu yana 8 ayrı kazası olduğu ve bir kısmında suistimal şüphesi notu yer aldığı ve taraflarınca bu başvurunun da şüpheli olarak değerlendirildiğini,
ispat yükümünü yerine getirmeyen davacının davasının reddi gerektiğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yeniden maluliyet raporu alınması ve maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği zira maluliyet raporunun kazadan yedi yıl sonra düzenlendiğini, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/8145 soruşturma numaralı dosyasından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda; ...
Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan kesin rapora göre vücutta tıbben yaralanma olarak nitelendirilebilecek harici travmatik lezyon bulunmadığının belirtildiğini, aktüer tarafından yapılacak hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı kullanılması gerektiğini, bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, hesaplamada AGİ hariç asgari ücretin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatından sorumlu olmadıklarını, bakıcı gideri hesabında brüt asgari ücretin esas alınmasının hatalı olduğunu,
müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, faiz ve yargılama gideri taleplerinin reddi gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Kazaya karışan araç net olarak tespit edilememiş olup bu durumda aracın kullanım amacının ticari olduğunun da netlik kazanmamış olması karşısında hükmedilmesi gereken faiz türünün yasal faiz olması gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4930, K. 2025/13057, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama