KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5114 E., 2024/7706 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/349 Değişik İş - 2021/352 Karar
- Sayısı
- 2021/İHK-12087
- Dava tarihi
- 21.10.2020
- Hüküm/karar
- Kabul/İtirazın Reddi
- Sayısı
- K-2021/24785
Karar Metni
1.129 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan aracın 07.12.2011 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 4.800,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 23.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 115.656,91 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan başvuru üzerine 15.05.2017 tarihinde davacıya ödeme yapıldığını, ardından bakiye iş göremezlik talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ve 2017.E.39584 sayılı başvuru sonucunda bakiye tazminata hükmedildiğini, ayrıca davacı tarafından 2020.E.19863 başvuru numaralı dosya ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile rapor ücreti talep edildiğini, hakem heyetince başvurunun usulden reddine karar verildiğini, müvekkili tarafından ödeme yapılmakla poliçeden kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirildiğini ve müvekkilinin ibra edildiğini, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini,
davacı tarafından sunulan raporun muayene edilmeksizin düzenlendiğini, maluliyet raporu usulüne uygun olmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, ibranamenin geçerliliği şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamı dışında olduğunu, davacı araçta hatır için taşındığından tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının faiz isteminin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek başvurunun kabulüne, 113.274,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.694,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 687,95 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 115.656,91 TL'nin 23.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, gelişen durum söz konusu olmadığından zamanaşımı definin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkili tarafından yapılan ödeme üzerine davacı tarafından ibraname düzenlendiğini, başvurunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 111 inci maddesinde belirlenen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının 3 farklı kurumdan 3 farklı maluliyet raporu aldığını ve oranlarının farklı olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sigorta şirketi tarafından cevap dilekçesinde zamanaşımı definin ileri sürülmediği, bu nedenle zamanaşımına yönelik itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan bilirkişi raporunda ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada ödenmesi gereken miktar ile ödenecek miktar arasında açık fark olduğunun tespit edildiği,
hükme esas alınan maluliyet raporunun üniversite hastanesi tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre ve kaza ile illiyeti kurulmak suretiyle düzenlendiğini, bu nedenle hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallerdir. Mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re’sen gözetilir. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup aynı maddenin (i) bendinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacının 07.12.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, yapılan başvuru üzerine davalı tarafından 15.05.2017 tarihinde davacıya bir miktar ödeme yapıldığı ve 03.05.2017 tarihli ibranamenin düzenlendiği, ardından yapılan ödemenin eksik olduğu gerekçesiyle davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu ve 2017.E.39584 başvuru numaralı dosyada bakiye tazminata hükmedildiği, sonrasında davacı tarafından aynı kazaya ilişkin olarak ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle 2020.E.19863 başvuru numaralı dosya ile yeniden Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu ve başvurunun usulden reddine karar verildiği,
son olarak da temyiz incelemesine konu başvurunun yapıldığı ve başvuru dilekçesi ekinde 24.08.2020 tarihli rapor sunulmak suretiyle davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle bakiye tazminat talep edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne; davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince de itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu halde 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (i) bendinde aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan tüm başvurularda ödemenin yetersiz olduğuna dayanıldığı, ancak ödemenin yetersizliğine ilişkin olarak yapılan 2017.E.39584 numaralı başvuruda esas hakkında karar verilerek bakiye tazminata hükmedildiği ve kararın da kesinleştiği gözetildiğinde aynı dava hakkında verilmiş kesin bir hüküm olduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dava şartı olan kesin hüküm nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5114, K. 2024/7706, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama