KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5431 E., 2024/11720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/557 E.- 2023/278 K.
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
15.04.2018 tarihinde, davacının mirasbırakanı ...’in sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde bulunan ve dönel kavşakta dönüş yapan çekiciye takılı yarı römorka çarparak yaralandığını, ardından hastanede yaşamını yitirdiğini, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasında bulunan ve Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Menemen Bölge Trafik İstasyon Amirliği'nin Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü'ne hitaben yazdığı iki ayrı yazıda olay yerindeki döner kavşağın küçük olmasından dolayı kavşağa giren çekici ve benzeri uzun araçların arka kısımlarının yolun sol şeridini işgal ettiği,
bu durumun sol şeritten gelen araçlar için tehlike arz ettiğinin bildirildiğini, davalı ...’nün olay yerindeki dönel kavşağı yolun gereklerine uygun şekilde yapmadığı için kusurlu olduğunu, davalının hizmet kusuru sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, bu durumun soruşturma dosyasında bulunan yazışmalar ile de sabit olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun herhangi bir ihmal veya kusurunun bulunmadığını, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli kararı ile davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2019 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, eldeki davanın görüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğu; Mahkemece, davalı idare yönünden işin esasına girilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, olayda davacının mirasbırakanı müteveffa sürücünün %100 kusurlu olduğu, bu hali ile davacının bahse konu kaza dolayısı ile tazminat talep edebilme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Vl. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının mirasbırakanının ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği kavşağın trafik güvenliği açısından ve kazaya etkisi bakımından kusurlu olup tehlike arz ettiği ancak Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Menemen Bölge Trafik İstasyon Amirliği'nin 04.06.2016 ve 03.01.2018 tarihinde Karayolları 2.Bölge Müdürlüğü'ne hitaben yazılan yol sorunlarına ilişkin uyarı niteliğindeki yazılara rağmen söz konusu trafik kazasının gerçekleşmiş olduğu kavşakta herhangi bir düzenleme gerçekleştirilmediğini,
davacının murisinin sürücüsü konumunda olduğu otomobile ait sol şeritte dönel kavşağa girişte başlayıp dönel kavşağın ortasında son bulan sol şerit üzerinde 17 metre fren izine rastlanıldığı tespiti göz önüne alındığında dava dosyasına sunulan 04.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının murisinin takip mesafesini korumadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, dava dosyasına sunulan kurumlardan gelen yazılardan da görüleceği üzere kaza yerindeki eksikliklerin kaza tarihinden sonra giderildiğini, bilirkişinin kendi raporunda belirtmiş olduğu üzere sürücü Mustafa Dağ yönetimindeki araç,
dönüş yaparken yarı römorkun 3 metrelik kısmının sol şeride taştığının ve kavşak öncesinde, çekici vb. uzun araçların dönel kavşaktan dönüş yasağına ilişkin uyarı levhasının bulunmadığı tespit edilmesine rağmen davacının murisinin hatalı şekilde tam kusurlu olarak tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından yeterli incelenme yapılmadan hazırlanan rapor esas alınarak ve rapora karşı itiraz dilekçeleri doğrultusunda dosyasının Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmeyerek itirazları doğrultusunda inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu gerçekleşen ölüm nedeniyle davalı idarenin kusuruna dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VIl. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5431, K. 2024/11720, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama