KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5545 E., 2025/12042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1394 E., 2023/1461 K.
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait aracın 22.05.2014 tarihinde tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalıya yapılan başvurunun sürücü değişikliği yapıldığı ileri sürülerek reddedildiğini, maddi (araç kiralamak zorunda kaldığını) ve manevi zararları olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, tespit edilecek işçilik bedeli ile 40.169,45 TL hasar bedeli, 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; rehin alacaklısının muvafakatinin gerektiğini, aracın kiralık araç olarak kullanıldığını, hasar bedelinin fazla, maddi ve manevi tazminat isteminin yersiz olduğunu, faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.10.2015 tarihli ve 2014/640 Esas, 2015/332 Karar sayılı kararıyla dava konusu aracın rehinli olduğu, rehin alacaklısının muvafakatine ilişkin davacı tarafından kesin süre içerisinde belge sunulamadığı gerekçesi ile davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.01.2019 tarihli ve 2018/4230 Esas, 2019/71 Karar sayılı ilâmı ile; "... davacı vekili tarafından rehin alacaklısı finans kuruluşu ile mail yolu ile yapılan yazışmaların dosyaya ibraz edildiği, bu belgenin yeterli görülmemesi halinde, ilgili finans kuruluşundan muvafakate ilişkin belgenin getirtilmesi ve bu belgenin temininden sonra (temyiz aşamasında dava dışı ...
AŞ. tarafından 01.02.2018 tarihli yazı ile davanın açılmasına muvafakat edildiği de anlaşılmakla) işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, gerekli ihtaratları da içermediği için usulünce verilmemiş kesin süre içinde muvafakat belgesinin sunulmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi, yine husumetin resen gözetilmesi gereken bir dava şartı olduğu hususunun da gözetilmemesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle oluşan 33.800,00 TL'lik maddi tazminatın 09.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın ikame araç bedeli ve manevi tazminat bedeli taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinin 2014 olduğunu, aracın kaza tarihindeki bedeli ile karar tarihindeki bedeli arasında farkın gözetilmediğini, bu durumun davacının mağduriyetine yol açtığını, güncel değerlerin gözetilmediğini, ikame araç bedelinin reddinin hatalı olduğunu, aracın pert olması halinde ikame araç hizmeti verilmeyeceği bilgisinin davacıya verilmediğini, davacının kişilik haklarının zarar gördüğünü, güveninin sarsıldığını, kendisinin doğru söylemediğinin ifade edildiğini manevi tazminat taleplerinin de kabulü gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sürücü değişikliği yapılmadığını ispatlayamadığını, sürücü değişikliği hususunda bildirilen tanıklarının dinlenilmediğini, aracın kiralık araç olarak kullanıldığını bu konuda yeterli araştırma yapılmadığını, hükmedilen tazminat tutarının fahiş olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5545, K. 2025/12042, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama