KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/6124 E., 2025/12693 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/222 D.İş - 2024/322 Karar
- Sayısı
- 2024/İHK-15382
- Sayısı
- K-2023/434400
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı aracın 24.04.2018 tarihinde karıştığı tek taraflı kazadan dolayı yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve % 11 oranında maluliyetinin oluştuğunu, yapılan ödemenin zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının haksız eylem tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 263.532,87 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan ödeme ile tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortaya başvuru esnasında sunulan maluliyet raporunda vücuttaki skarın vücudun ne kadarını kapladığı ve plastik cerrahi ile giderilip giderilemeyeceği yönünde belirleme olmadığı, bu hali ile raporun yönetmeliğe uygun olmadığı, usulüne uygun olmayan maluliyet raporu ile yapılan başvurunun geçerli sayılamayacağı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 263.532,87 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 11.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan ödeme ile tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, istiap haddinin aşılması nedeniyle davacının emniyet kemeri takmadığı kabul edilerek %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.07.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin dirsekte kırığa bağlı hareket kısıtlılığı ve skar izi nedeniyle %11 oranında olduğu kabul edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından sigortaya başvuru esnasında sunulan maluliyet raporunda vücuttaki skarın vücudun ne kadarını kapladığı ve plastik cerrahi ile giderilip giderilemeyeceği yönünde belirleme olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş; davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından söz konusu raporun geçerli olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunun skar yönünden cildiye uzmanı tarafından düzenlenmediği, davacıda oluşan yara izinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılamadığı görülmüş olup bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek, kırık yönünden güncel film ve grafileri incelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde cildiye uzmanı ve ortopedi uzmanının da bulunduğu davacının ikametine en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6124, K. 2025/12693, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama