KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/6276 E., 2024/11885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3175 E., 2023/3084 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/80-2022/437
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının 30.12.2014 tarihinde, müvekkillerinin murisi olan ...'i ateşli silah kullanarak kasten öldürdüğünü, bu nedenle müvekkillerinin maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 4.000,00, ölenin çocuğu olan diğer davacıların her biri için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı eş ... için 150.000,00 TL,
ölenin çocuğu olan diğer davacıların her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.03.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davacı eş ... için 647.250,48 TL, davacı ... için 88.968,36 TL, davacı ... için 56.780,83 TL, davacı ... için 233.216,10 TL olmak üzere toplam 1.026.215,77 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacı ...'in eşi ve diğer davacıların babası olan ... ile müvekkilin eşinin arasında ilişki bulunduğunu, davacılardan ...'in kendi ifadelerinde de bu ilişkiyi bildiğini söylediğini, müvekkilinin tamamen tahrik altında suçu işlediğini, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu ve müvekkilinin ödeme gücü bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda, davalı tarafından davacı ...'in eşi ve diğer davacıların babası ...'in kasten öldürdüğünün ceza mahkemesi dosyası ile sabit olduğu, iş bu haliyle eşini ve babalarını kaybeden davacıların manevi zararının doğduğu ve destekten yoksun kaldıkları, aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın maddi tazminat talepleri yönünden kabulü ile davacı ... için 647.250,48 TL, davacı ... için 88.968,36 TL, davacı ... için 56.780,83 TL,
davacı ... için 233.216,10 TL olmak üzere toplam 1.026.215,77 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, davanın manevi tazminat talepleri yönünden kısmen kabulü ile davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 36.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacılar üzerindeki etkisi, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın olay tarihindeki alım gücü ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu,
maddi tazminata ilişkin 29.11.2021 tarihli hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereği davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, maddi tazminat hesaplaması bakımından güncel asgari ücret verilerinin alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kasten öldürme nedeniyle destekten yoksun kalan tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan 29.11.2021 tarihli aktüer raporunun denetime elverişli bulunmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi gereğince hâkimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç; edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi, davacıların desteğe yakınlıkları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı az olup daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle davacılar yararına kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6276, K. 2024/11885, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama