KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/6383 E., 2025/11566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/942 E., 2023/947 K.
Karar Metni
937 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik kazası nedeniyle yaptıkları maluliyet tazminatı başvurusunun isim benzerliği olan başka bir ibraname nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince reddedildiğini, ibraname ile başvuru konusu, T.C. kimlik numarası, plaka, olay tarihi ve olay içeriğinin örtüşmediğini belirterek HMK'nın 375/1-a maddesi nedeniyle mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması sebebine dayanarak yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması sebebine dayanıldığı ancak tahkimde yargılamanın iadesi sebeplerinden sadece HMK'nın 375. maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (e), (f), (g), (h), (ı) ve (i) bentlerinin uygulanacağı, davacı tarafça ileri sürülen bendin yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden biri olarak sayılmadığı, bu nedenle yargılamanın yenilenmesi talebinin HMK'nın 375. maddesi bendindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ibraname bulunmadığını, ibranamenin müvekkiline değil, farklı T.C. kimlik numarası ile farklı bir kişiye ait olduğunu, davalı şirketten yalnızca 06.09.2021 tarihinde teminat limitleri altında 78.164,49 TL ödeme alındığını, mahkeme tarafından yargılamanın yenilenmesi gerekçesi açısından taraflarına beyan için süre verilmediğini, bu hususa ilişkin davanın ıslahı yoluna başvurabileceklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Uyuşmazlık, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir. 1-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/23. maddesine göre "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 378/1. maddesine göre ise yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir.
Somut olayda sigorta tahkim yargılaması sonucu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiş, davacının itirazı Sigorta Tahkim Komisyonunun üst yazısı ile kesinlik nedeniyle değerlendirilmeye alınmamıştır. Davacı tarafça tahkim kararına karşı isim benzerliği olan başka bir ibraname nedeniyle hatalı karar verildiği, mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmediği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmuştur.
Yukarıda belirtilen usul hükümleri de dikkate alındığında yargılamanın yenilenmesi konusundaki talebin kararı veren Uyuşmazlık Hakem Heyetince değerlendirilmesi için dosya kendisine gönderilen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince talebin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
V. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/23 maddesi “bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümleri sigortacılıktaki Tahkim hakkında da kıyasen uygulanır” hükmünü amirdir.
Maddenin gerekçesinde ise, maddede düzenlenen tahkim sistemi için uluslararası uygulamalarda var olan ombudsmanlık sisteminin esas alındığı belirtildikten sonra Türkiye’deki hukuk sistemi ile paralelliğin sağlanması için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan tahkim modelinin temel esas ve usulleri çerçevesinde sistemin şekillendirildiği ifade edilmiştir.
Madde metni ve gerekçeden anlaşılacağı üzere, sigortacılıkta tahkim yargılamasında 30. maddede hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (01.10.2011 tarihi itibariyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yerini aldığından) tahkime ilişkin 407 ila 444. maddelerinin uygulanacağı açıktır. Uygulama ve öğretide tartışmalı olan husus atıf sebebiyle sadece HMK’nın tahkime ilişkin hükümlerinin mi. Yoksa tahkimle beraber diğer hükümlerinin de mi.
Uygulanacağı noktasındadır. Bizim de katıldığımız dairemizin genel uygulaması Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinde düzenleme bulunmayan hallerde önce HMK’nın 407-444. maddelerindeki tahkim hükümlerinin, bu bölümde de düzenleme olmayan durumlarda ise HMK’nın medeni yargılamaya ilişkin hükümlerinin tatbik edilmesi yönündedir.
Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinde yargılamanın iadesine ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. 23. fıkranın yapmış olduğu atıf nedeniyle HMK’nın tahkime ilişkin 11. kısmına bakıldığında konunun 443. maddede düzenlendiği görülmektedir. Madde düzenlemesi şu şekildedir. “(1) Yargılamanın iadesine ilişkin yukarıdaki Sekizinci Kısmın Üçüncü Bölümü hükümleri, niteliğine uygun düştüğü şekilde tahkime de uygulanır. (2) Tahkimde, yargılamanın iadesi sebeplerinden sadece 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (e), (f), (g), (h), (ı) ve (i) bentleri uygulanır. Yargılamanın iadesi davası mahkemede görülür.
(3) Yargılamanın iadesi talebi kabul edilirse mahkeme, hakem kararını iptal eder ve uyuşmazlığı yeniden bir karar verilebilmesi için yeni hakeme veya hakem kuruluna gönderir. Bu durumda hakem veya hakem kurulu 421 inci maddeye göre yeniden seçilir veya oluşturulur.” Görüleceği üzere tahkim yargılaması sonrası yargılamanın iadesi talebini değerlendirecek yetkili merci ilk derece mahkemesidir (asliye ticaret mahkemesi).
Yargılamanın iadesi talebi kabul edilmiş olsa da reddedilmiş olsa da kararı veren ilk derece mahkemesi olduğundan bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu istinaftır.
Sigortacılıkta tahkimde hakem heyetince verilen kararların doğrudan temyiz kanun yoluna tabi olduğunun benimsenmesi Sigortacılık Kanunu’nun 30/12 maddesinde hakem heyeti kararlarına karşı başvurulacak kanun yolunun temyiz olarak düzenlenmesinden ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun da hakem heyeti kararlarına karşı ancak temyiz yoluna başvurulabileceğini kararlaştırmasından (16.06.2020 tarih ve 2019/4-2020/1 sayılı karar) kaynaklanmaktadır.
Oysa az önce belirttiğimiz üzere 30. maddede yargılamanın iadesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmayıp, bu konuda 23. fıkranın yapmış olduğu atıf sebebiyle HMK hükümlerinin uygulanması gerektiğine göre HMK daki yargılamanın iadesine ilişkin verilen kararlar bakımından uygulanacak kanun yollarının geçerli olması gerekir. Öte yandan İçtihadı Birleştirme Kararı sigortacılıkta tahkim yargılaması sonucu verilen hakem kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yoluna ilişkindir.
Yargılamanın iadesi talebi ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince verilen kararlara ilişkin değildir. İlk derece mahkemesi kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolu HMK da açık bir şekilde istinaf olarak düzenlenmiş olup, m. 373/(1),(4) deki hal dışında ilk derece mahkemesi kararlarına karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulacağına ilişkin hiçbir hüküm yoktur. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararı doğrudan Yargıtayca incelenemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6383, K. 2025/11566, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama