KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7157 E., 2025/14931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/198- 2024/160
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'in bankadan aldığı krediler sebebiyle davalı sigorta şirketine iki adet hayat sigortası yaptırdığını, murisin poliçenin geçerlilik süresi içerisinde vefat ettiğini ancak davalı sigorta şirketinin, murisin poliçe tanziminde doğru bilgilendirme yapmadığı gerekçesiyle ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000,00 TL tazminatın 08.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile tazminat taleplerini 42.500,00 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalının ölüme neden olan hastalığını gizlemesi nedeniyle sigorta teminatının ödenmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemece verilen ilk kararda davacılar murisi olan sigortalının, beyan mükellefiyetine aykırı davrandığı, poliçe tanziminden önce kalp ve hipertansyon hastalığı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Dairenin 23.12.2014 tarih ve 2013/12571 - 2014/19294 sayılı ilamıyla poliçede bulunan dain mürtein bankanın kayıtsız şartsız muvafakati bulunmadığından aktif taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına karşı davacılar vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairenin 15.12.2015 tarih ve 2015/13835 - 2015/14171 sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin kabulüne, davacıların murisinin ölümü ile önceki hastalığı arasında illiyet bağı tespit edilmediğinden, davanın tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile hükmün davacılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile 42.500,00 TL tazminatın 08.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.10.2019 tarih ve 2017/622-2019/9837 sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Onama ilamına karşı davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairenin 05.02.2021 tarih ve 2020/239 - 2021/846 sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin kabulü ile murisin bildirmediği hastalık ile ölüm arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığının anlaşılması halinde, poliçe tanzimi sırasındaki beyan yükümlülüğü kasten ihlal edilmemiş olup davanın tümden reddi gerekmez ise de, (sigortalının kasıtlı olarak sağlık durumunu gizlemesi haricinde) sigortacının sorumluluğunu ağırlaştıran ve daha fazla prim almasını gerektiren bir halin varlığında teminatın indirilmesi gerektiğinden,
murisin bu hastalığının belirtilmesi halinde ödenmesi gereken prime göre proporsiyon hesabı yapılarak sonucuna göre tazminat hesabının yapılması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne, 15.300,00 TL'nin 08.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; murisin gizlediği iddia edilen hastalık ile ölümü arasında bir illiyet bağının bulunmaması, beyan formunun doldurulması öncesinde muris yeterli derecede aydınlatılarak murise sağlık durumu ile ilgili sorular yöneltilmemesi, beyan formunun bizzat muris tarafından düzenlenmemiş olması, ispat külfeti davalı tarafta olmasına rağmen beyan formunun doldurulması öncesinde murisin yeterli derecede aydınlatıldığına, murise sağlık durumu ile ilgili sorular yöneltildiğine, beyan formunun bizzat muris tarafından düzenlendiğine ilişkin dosya kapsamında bir emare veya delil bulunmaması karşısında vefat teminatı tutarlarının tamamının ödemesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı nezdinde düzenlenen banka kredisinden kaynaklı hayat sigorta poliçeleri kapsamında sigortalının vefatı nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7157, K. 2025/14931, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama