KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7559 E., 2025/15823 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/550 D.İş- 2024/546 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-32135
- Sayısı
- K-2024/111960
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya sigortalı aracın elektrikli scooter sürücüsü olan müvekkili ile 11.04.2022 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini 266.809,27 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 266.809,27 TL'nin 15.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet ve kusur raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kaza nedeniyle davacının elde ettiği kazanımların indirilmesi gerektiğini, tazminattan davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen maluliyet sebebiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hesaplama yönteminin yerinde olmasına, yaralanmanın üst ekstremiteden olması nedeniyle koruyucu ekipman kullanılıp kullanılmaması ile illiyet bağının bulunmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 25.05.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası üst ekstremite (el bileği ve dirsek kısıtlığı) bölgelerinde maluliyet oluştuğu, bu nedenle meydana gelen yaralanmalarına bağlı sürekli iş göremezlik oranının toplam %12 olarak hesaplandığı, raporda davacının kazaya bağlı önceki tedavi evraklarına (genel adli muayene raporu ve adli tıp şube müdürlüğünün raporuna) yalnızca atıf yapıldığı ancak rapor içeriklerine yer verilmediği, iş bu evrakların getirtilip ayrı ayrı incelenmek suretiyle maluliyet raporuna detayların yansıtılmadığı, raporun değerlendirme kısmında bu evrakların içeriklerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davaya konu kaza ile ilgisi tartışılmak suretiyle maluliyet raporuna detaylı şekilde yansıtıldığı, davacının yerleşim yerine en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından davacının bizzat muayenesinin yapıldığı, yeni bir maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, önceki tedavi evraklarına ilişkin bilgi ve belgelere yalnızca atıf yapılan yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davacı sürücünün kusurlu olduğu, davalının sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, hakemce alınan kusur raporuna göre ise sigortalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğu, hakemce kusur raporu alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Olayın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası ve tüm evraklar dosya arasında alınarak, tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişilerden, denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7559, K. 2025/15823, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama