KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7727 E., 2025/16132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/356 E. 2024/256 K.
Karar Metni
1.813 kelime·9 dk okuma·14 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın eşi diğerlerinin anneleri olan ...'ın, davalı ...'un sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kaza neticesinde 29.07.2011 tarihinde vefat ettiğini, buna ilişkin veraset ilamını sunduklarını, davalı ...'un aracın hem sürücüsü hem de kayıt maliki olup, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, diğer davalı ... ise kazaya karışan aracı zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortaladığını ve maddi tazminat taleplerinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, kazanın meydana geldiği yolun çift yönlü yol olmasına rağmen,
yol çalışması nedeniyle yolun bir şeridinin kapatıldığını ve tek yönlü hale getirildiğini, bölgenin yol yapım işini Karayolları Genel Müdürlüğünün ihale yoluyla şirketlere devrettiğini, işi ihale alıcıları davalılar .... İnş. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnş. Tic. Ltd. Şti. üstlendiğini, dolayısı ile yol çalışmaları Karayollarının denetim ve kontrolünde, davalılar ... İnş. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnş. Tic.
Ltd Şirketlerinin ortak girişimi ile yürütüldüğünü, bu halde Karayolları Genel Müd. ile diğer davalı şirketlerin maddi manevi tazminat taleplerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu kazaya ilişkin soruşturmanın devam ettiğini, muris ...'ın, emekli olup vefat etmeden önce aylık 1.122,91 TL emekli maaşı aldığını, müvekkili ...., hem maddi hem manevi açıdan desteği olan eşinin ölümü ile oldukça yıprandığını, onca yıllık hayat arkadaşını elim bir kaza neticesinde kaybetmenin acı ve üzüntüsü ile manevi çöküntü içerisine girdiğini, diğer müvekkilleri ..., ... ve ... annelerini kaybetmenin ıstırabı ile 1
derinden sarsılmış, bu durumunun onlarda onarılmaz yaralar açtığını, müvekkillerinin yaşadıklarını bir nebze olsun hafifletmek adına, arz ettikleri sebepler karşısında öncelikle kazaya karışan 06... plaka sayılı aracın 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için, kaydına ihtiyati tedbir konulmasına,
davalarının kabulü ile ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları mahfuz kalmak kaydıyla 20.000 TL maddi 90.000 TL manevi olmak üzere toplam 110.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 29.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı .... açısından maddi tazminat talepleri yönünden poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiş, 11.12.2014 tarihli celsedeki beyanı ile önceki yazılı ve sözlü beyanlarını tekrar ettiğini, davalılardan ...
İnş., ... İnş. ve Karayolları açısından 30.01.2012 tarihli dilekçesi ile davayı müracaata bıraktıklarını, karar verilirken bu hususun da gözününde bulundurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talebi üzerine müvekkiline ait çekici araca ihtiyati tedbir konulduğunu, ancak şu ana kadar müvekkiline soruşturma tutanaklarında herhangi bir kusur izafe edilmediği gibi müvekkilinin bir kusurunun da olmadığını, müvekkili tek şeride düşürülen yolda tırı ile seyir halinde iken kavşağa yaklaştığı esnada, yolun tek şeride düşürüldüğünü fark etmeyen davacı traktör sürücüsünün adada hiç durmadan, müvekkilinin geldiği istikamete yani soluna bakmadan, müvekkilinin yolunun sağında kalan kavşak adasından karşıya geçmeye başladığını,
bunun üzerine durumu fark eden müvekkilinin davacı ve traktörüne çarpmamak için kornaya basıp, yolun sol kısmına doğru direksiyonu çevirip hızlanarak ilerlediğini, bu durumun daha büyük bir faciayı önlediğini, tırın traktöre çarpmadığını, traktörün müvekkiline ait tırın arka kısmında bulunan yakıt deposuna çarptığını, müvekkilinin araçtan inip olay yerine geldiğinde ise davacı ...’ın hala direksiyonun başında durmakta olduğunu, maktulün ise yerde yattığını gördüğünü, traktör sürücüsü davacı hala direksiyon başında kalabilmişse müvekkilinin hızının kazaya etkisinin olmadığını,
davacı sürücünün eşinin de düşmüş ise Kanuna aykırı bir şekilde(sınırı aşan ve ayakta) yolcu taşıdığından olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin bu olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, aracın sigorta poliçesinin de mevcut olduğunu ve bunun yeterli bir güvence olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığından davacı tarafin maddi ve manevi tazminat taleplerini de yöneltemeyeceğini, bu nedenlerle öncelikle müvekkiline ait araç üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılması, aksi halde gösterecekleri başka bir teminata tedbir konulmak üzere değiştirilmesini, davacıların davasının tarafları yönünden reddine, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun belirlenmesi,
tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihi olan 29.07.2011 tarihi itibari ile aracın müvekkili şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, iş bu poliçede ölüm ve sakatlanma halinde kişi başına ödenecek tutarın 200.000,00 TL olduğunu, ancak, poliçenin mevcut olması teminatın tamamen ve otomatik ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsü-diğer davalı ...’un 29.07.2011 tarihinde kaza yapması neticesi karşı araç içerisinde yer alan ...’ın vefatı nedeni ile huzurdaki davanın açıldığını,
kazaya ilişkin olarak müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı hususunun Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulunca değerlendirilmesini talep ettiklerini, tazminata hükmedilmesi halinde, var ise davacının aldığı ödemelerin mahsubu, müvekkili şirket sorumluluğunun kusur ve teminat limitleri ile sınırlı tutulmasına, destekten yoksun kalma talebi yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki limit ile sınırlı olduğu dikkate alınarak dosya üzerinde aktüerya hesabı konusunda uzman (maddi tazminat hesabı yönünden) bilirkişiler marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına,
davanın reddine, faiz talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnş. Tic. Ve Sanayi Ltd. Şti. ve ... İnş. Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacıların müvekkili şirket aleyhine açtığı iş bu davanın haksız ve mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup kabul etmediklerini, sunulan 18.11.2011 tarihli bilirkişi raporu, trafik kaza tutanakları ve 10.04.2013 tarihli ATK raporu da incelendiğinde, müvekkili şirketlere atfedilecek bir 2 kusurun bulunmadığını, bu sebeple müvekkili şirketler aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.12.2014 tarihli, 2011/305 Esas ve 2014/504 Karar sayılı kararıyla; davalılar ..., ... İnş. Ltd. Şti. ve ... İnş. Tic. Ltd. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davanın kısmen kabulüne, 18.504,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ... aleyhine davacılar tarafından açılan manevi tazminat taleplerinin reddine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 27.02.2018 tarihli, 2015/5488 Esas ve 2018/1407 Karar sayılı ilamıyla; diğer temyiz itirazları reddedilerek, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, destekten yoksun kalma tazminatının hesabında aktif ve pasif dönem ayrımı yapılmamasının hatalı olduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen yargılama gideri ve harcın tamamının davalılara yükletilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.03.2019 tarihli, 2018/275 Esas ve 2019/179 Karar sayılı kararıyla, davalılar ..., ... İnşaat Ltd. Şti ve ... İnş. Tic. Ltd.
Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davalı ... aleyhine davacılar tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 4.000,00 TL, diğer davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 6.000,00' er TL olmak üzere toplam 22.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' tan tahsili ile davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 21.03.2019 tarihli, 2018/275 Esas ve 2019/179 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 10.12.2020 tarihli, 2019/5223 Esas ve 2020/8293 Karar sayılı ilamıyla; diğer temyiz itirazları reddedilerek, manevi tazminat miktarının az olduğu, reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalılar lehine davacı lehine belirlenen vekalet ücretini geçecek şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, mahkemece verilen ilk kararın davalı Anodolu ... Sigorta Şirketi yönünden kesinleştiği hususuna dikkat edilmemesinin hatalı olduğu, bozma öncesindeki verilere göre hesaplama yapılması gerekirken güncel verilere göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 28.10.2021 tarihli, 2021/225 Esas ve 2021/599 Karar sayılı kararıyla, davalılar ..., ... İnşaat Ltd. Şti ve ... İnş. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 18.504,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ... aleyhine davacılar tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 6.000,00 TL, diğer davacılar
ve ... için ayrı ayrı 8.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin 28.10.2021 tarihli, 2021/225 Esas ve 2021/599 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 06.10.2022 tarihli, 2022/2994 Esas ve 2022/11713 Karar sayılı ilamıyla; diğer temyiz itirazları reddedilerek, bozmanın gereklerine uyulmadan aktif ve pasif dönem ayrımı yapılmaksızın yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalılar lehine davacı lehine belirlenen vekalet ücretini geçecek şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davanın açılmamış sayılmasına yönelik karar verilen davalılar lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalılar ..., ... İnşaat Ltd. Şti ve ... İnş. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne. 18.504,75 TL'nin, 17.970,56 TL'sinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, kalanının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ... ...
Sigorta Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ... aleyhine davacılar tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 6.000,00 TL, diğer davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 8.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, maddi tazminata yönelik kurulan hükmün hatalı olduğunu, takdir edilen vekalet ücreti, yargılama gideri ve harçların da hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen miktarın da fazla olduğunu, davacılara ölüm aylığı kaldığını, davacı ...'ın yeniden evlenme ihtimalinin değerlendirilmediğini, hesaplama yapılırken desteğin kendisi için harcayacağı kısımların düşülmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretine ilişkin yeniden hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalı ...'un işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden destek yolcunun yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7727, K. 2025/16132, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama