KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7761 E., 2025/7819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2724 E., 2022/281 K.
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının sevk ve idaresinde bulunan aracın 05.01.2013 tarihinde yaya olarak bulunan davacı ...'ya çarptığını ve ağır yaralanmasına sebep olduğunu, meydana gelen kazada davalının %100 kusurlu olduğunu belirterek öncelikle Borçlar Kanunu 76. maddesi gereği 30.000,00 TL geçici ödeme miktarının davacıların şu anki ekonomik sıkıntılarının giderilmesine katkı için tensiple birlikte ibraz edilen belgeler ve soruşturma dosyası incelenerek davacılara ödenmesine,
davacıların maddi zarar, iş gücü kaybı, tedavi ve iyiştirme giderleriyle davacı ...'nin iş hayatına geç başlayacak olmasından dolayı zararının ...'in çektiği acı ve sıkıntıların giderilmesi için bilirkişi incelemesinden sonra harca esas alınmasını ve bu konuda fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak karşı taraftan tazmin edilmesini, davacı ... için 60.000,00 TL manevi, 60.000,00 TL maddi, ... için 25.000,00 TL manevi ve ... için 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 28.04.2021 tarihli dilekçesi raporlara itiraz ve fazlaya dair hakları saklı olmak kaydı ile maddi tazminat isteğini 473.677,53 TL'ye yükselterek harcını tamamlamıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesindeki davalının %100 kusurlu olduğu yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, kusuru kabul etmediklerini, istenilen tazminatların fahiş olduğunu, geçici ödeme talebinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 473.677,53 TL maddi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesine, olayın oluş şekli, davacı ve davalı tarafın kusur oranı, kaza nedeniyle davacı ...'ın çektiği elem ve ızdırap nazara alındığında 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan haksız fiil tarihi olan 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine,
olayın oluş şekli, davacı ve davalı tarafın kusur oranı, kaza nedeniyle davacı ...'ın çektiği elem ve ızdırap nazara alındığında 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı davalı ...'dan haksız fiil tarihi olan 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine,
fazlaya dair istemin reddine, olayın oluş şekli, davacı ve davalı tarafın kusur oranı, kaza nedeniyle davacı Gülşen Kılkış'ın çektiği elem ve ızdırap nazara alındığında 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı davalı ...'dan haksız fiil tarihi olan 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek taleple bağlı olacak şekilde yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle davalı vekilinin zirai faaliyetten kaynaklı zarar kalemi ile TBK.'nın 76. maddesi uyarınca 27.05.2015 tarihli ara karar ile 20.000,00 TL geçici ödemenin mahsup edilmemesine yönelik istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, davacı vekilinin davacının gelirine yönelik istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne,
ihbar olunan sigorta ile alakalı da hakem heyeti kararı bulunduğundan tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile ... 1. Asliye Mahkemesi'nin 2013/435 Esas - 2021/312 Karar sayılı 06.07.2021 tarihli kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle.
413.322,42 TL maddi tazminatın tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile davalı ...'dan olay tarihi olan 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a verilmesine, olayın oluş şekli, davacı ve davalı tarafın kusur oranı, kaza nedeniyle davacıların manevi tazminat isteklerinin kısmen kabulü ile, davacı ... lehine 60.000,00 TL, davacı ... lehine 15.000,00 TL, davacı ... lehine 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan haksız fiil tarihi olan 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, maddi tazminatı kabul etmediklerini, maddi tazminatın lehe olan tabloya göre 2022 yılı asgari ücret zam oranına göre tekrar yapılması gerektiğini, ücretin asgari ücretin iki katı kadar değil en yüksek sürekli tarım işçisi maaşı ve yevmiyesi üzerinden hesaplanması gerektiğini, manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesap raporunun hatalı olduğunu, bakıcı giderinden %50 indirim yapılması gerektiğini, ihbar olunan sigorta şirketinin zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, manevi tazminatın yüksek olduğunu, kararın gerekçesinin yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7761, K. 2025/7819, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama