KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/8 E., 2025/13624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2022/351 E., 2023/218 K.
Karar Metni
1.448 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.09.2003 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı tutularak 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 14.07.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 75.686,01 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini, manevi tazminat talebinin ve belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvurusuna rastlanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ve davalı ...'na usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 16.07.2012 tarihli 2006/223 Esas, 2012/392 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 75.686,01 TL maddi tazminatın (davalı ... Şirketinin poliçede belirtilen 18.000,00 TL tazminat tutarı ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi ile 75.686,01 TL maddi tazminata davalılar ... ile ... yönünden olay tarihi olan 03.09.2003 tarihinden, davalı ...
Şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 6.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi ile bakiye kısmın reddine, davalı ... Şirketi aleyhine açılan manevi tazminat davasının husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.01.2014 tarihli ve 2013/660 Esas, 2014/682 Karar sayılı ilamıyla tedavi giderleri yönünden yasal hasım olan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davaya dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi ve davalı ... şirketinin süresi içinde yapılmış ıslahın zamanaşımına uğradığına dair savunması hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli 2014/589 Esas, 2014/698 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 73.393,60 TL iş-güç kaybından oluşan maddi tazminatın (davalı ... şirketinin poliçedeki teminat miktarı ile sorumlu olması koşuluyla ) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi ile 73.393,60 TL'lik kısma davalılar ... ile ... yönünden olay tarihi olan 03.09.2003 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı ...
Şirketi yönünden ise 5.000,00 TL'lik kısma dava tarihinden itibaren, 68.393,60 TL kısma ise ıslah tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ve toplam 2.292,35 TL tedavi giderinden oluşan maddi tazminat talebinin ise 6111 sayılı Kanun gereği davalıların pasif taraf ehliyetlerinin bulunmaması sebebiyle husumet yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine, 6.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ...
Şirketi aleyhine açılan manevi tazminat davasının ise husumet yokluğu sebebiyle usul yönünden reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.05.2016 tarihli ve 2016/7943 Esas, 2016/6257 Karar sayılı ilamıyla ıslah ile artırılan tazminat miktarı yönünden zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmesi ve hükümde, davalı ... şirketinin, sorumlu olduğu poliçe limiti miktarının belirtilmemiş olmasının infazda tereddüde neden olacağı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.11.2016 tarih ve 2016/341 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararı ile ıslah edilen talebin davalı şirket yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, dosyada alınan bilirkişi raporunda ayrıntısı bulunan tedavi ve istirahat kalemlerine ilişkin 2.292,41 TL’nin bozma ilamında gösterildiği üzere doğru muhataba husumet yöneltilmediği için husumet yokluğundan reddine, ... ve ... yönünde bilirkişi raporu ile tespit edilen %35 güç kaybı zararı olan 73.393,60 TL’nin kaza tarihi olan 03.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacıya ödenmesine,
12.707,59 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı şirket yönünden 18.000,00 TL poliçe bedelini aşmamak üzere) tahsiline, bu bedelin davalı şirketten tahsil edilmesi durumunda diğer davalıların mesul olduğu meblağdan mahsup edilecek ve kalan bakiyenin ... ve ...’ndan tahsiline şeklinde karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/1334 Esas, 2020/5204 Karar sayılı ilamıyla; " ...somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemece gerekçedeki sözler tekrar edilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edildiği,
mahkemece, taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddüt gerektirmeyecek şekilde, (sigorta şirketi yönünden ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddi gözetilerek maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı) açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte hüküm kurulması gerektiği, kabule göre, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada bozma ilamı ile kesinleşen yönler bakımından yeniden karar verilemeyeceği gibi usuli kazanılmış haklara aykırı olacak şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı,
daha önce iki kez Yargıtay incelemesinden geçerek ve her ikisinde de bozmaya konu edilmemiş olması nedeniyle kesinleşmiş, sigorta şirketi bakımından reddedilen ve usuli müktesep hak oluşan manevi tazminat yönünden, davalı ... şirketi aleyhine olacak şekilde maddi tazminatla birlikte (5.000,00 TL + (10.000,00- 2.292,41 TL)=12.707,59 TL) yeni hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Mahkemenin 29.11.2021 tarih ve 2021/24 Esas, 2021/479 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan zorunlu sorumluluk sigortalarından kaynaklandığı ve zorunlu sorumluluk sigortalarından kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davaların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ve 5. maddeleri uyarınca Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği; Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı gereğince "Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Muğla İlinin mülki sınırları" olarak belirlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
2.Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince, 08.07.2021 tarih ve 31535 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile kurulmasına karar verilen ve yargı çevresi tüm Muğla ilinin mülki sınırları olarak belirlenen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ile ilgili kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilmiş olduğu davanın ise 12.06.2006 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı ve dava tarihi itibarı ile Milas ilçesinde ayrı bir Ticaret Mahkemesinin bulunmaması sebebi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3.Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.09.2022 tarihli ve 2022/7450 Esas, 2022/12204 Karar sayılı ilamıyla somut olayda, iki mahkeme arasında gerçek anlamda karşılıklı olarak verilmiş bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bulunmamakta olup Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) verilen kararın devir kararı niteliğinde olduğu anlaşıldığından yargı yeri belirlenme koşulları bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
4. Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemenin 30.05.2023 tarih ve 2022/351 Esas, 2023/218 Karar sayılı kararı ile açılan davanın kısmen kabulüne 73.393,60 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen maddi tazminata davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 03.09.2003 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ...
Şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... şirketinin 18.000,00 TL sigorta poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, davacının tedavi giderlerinden oluşan maddi tazminat talebinin davalılar yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, 6.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 03.09.2003 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davacı tarafından davalı ...
Şirketi hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, yaşanan kaza ile ilgili bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının kaza tarihi itibariyle geliri tespit edildikten sonra hesaplama yapılması gerektiğini, manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, cismani zarardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8, K. 2025/13624, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama