KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/8306 E., 2025/16555 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/632-2024/632
- Sayısı
- 2024/İHK-37915
- Sayısı
- K-2024/182247
Karar Metni
1.224 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi kapsamında sigortalı aracın, 12.03.2022 tarihinde yaya konumunda bulunan davacıya çarpması neticesinde gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL (ıslah ile 500.000,00 TL) sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL (ıslah ile 5.004,00 TL) geçici bakıcı gideri ve 50,00 TL (ıslah ile 5.000,00 TL) tedavi gideri olmak üzere toplam 200,00 TL (ıslah ile toplam 510.004,00 TL) maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebin kabulüne, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.004,00 TL geçici bakıcı gideri, 5.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 510.004,00 TL maddi tazminatın 20.10.2024 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte Koru Sigorta A.Ş. 'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin yapmış olduğu itirazın kabulü ile sair itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının 3. maddesinin; “Başvuru sahibi vekille temsil edildiğinden, A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 17,900,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, " şeklinde değiştirilmesine, sair yönlerden kararın aynen infazına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu sigortalı aracın kiralandığını, bu nedenle araç kiralama şirketinin işleten sıfatını kaybettiğini, dolayısıyla sigorta şirketinin sorumluluğunun ortadan kalktığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun %100 olarak tespit edildiğini, ancak bu oranın kabulünün mümkün olmadığını, yönetmeliğe aykırı olarak tanzim edilen maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, skar dokusu için verilen kararın hatalı olduğunu, dosyaya sunulu raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını,
Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücreti üzerinden hesaplanması gerektiğini, asgari tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, sigortalı araç sürücüsünün seyir halinde iken yeşil ışıkta bekleyen ve yaya geçidinden geçmekte olan yayalara yol veren araca arkadan çarptığı, dava dışı bu aracın da savrularak yayalara çarpması ile kazanın meydana geldiği, olayda sigortalı araç sürücüsüne "aracının hızını ayarlamayarak kavşağa yaklaşırken trafik ışığı olan ve yaya geçidi bulunan yolda hızlı seyretmesi" nedeni ile kusur verildiği, davacı yaya yönünden de "kırmızı ışık ihlali" yaptığı için kusur verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 12.02.2024 tarihli kusur raporunda; kamera görüntüleri izlenmiş, üç yayanın yaya geçidinden hızlı adımlarla geçerken ticari taksinin durarak onlara yol verdiği, yayaların tramvay durağına vardığı sırada ticari taksinin çarpmanın etkisi ile savrularak yayalara çarptığı, sigortalı araç sürücüsünün olayda asli kusurlu olduğu davacının kural ihlali bulunmadığı belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı ... şirketinin itirazı değerlendirilerek olay sonrası görevli memurlar tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile dosyaya sunulan kusur raporu arasında meydana gelen çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve mevcut kusur raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde Karayolları Fen Heyetinden (3'lü bilirkişiden) detaylı, incelemeye ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 12.03.2022 olup davacının dosyaya sunulan 07.07.2023 tarihli, ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından yedi kişilik (ortopedi ve travmatoloji uzmanı, acil tıp uzmanı, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, iki adli tıp araştırma görevlisi ve iki adli tıp anabilim dalı) uzman heyet tarafından hazırlanan raporun, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamında kişi hakkında bulunan tıbbi evraklar ve yapılan muayeneler üzerinden hazırlanan raporda;
başvuru sahibinin hipertrofik skar (%3) ve ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına (%9) bağlı olarak meydana gelen maluliyetinin toplamda %12 oranında ve sürekli olduğu tespit edilmiştir. Ancak raporu düzenleyen heyette yara izi konusunda uzman hekimin bulunmadığı anlaşılmıştır. Anılan bu raporun tanziminde heyet mevzuata uygun teşekkül etmediğinden, raporun karara esas alınması mümkün değildir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının sol kaş üzerindeki izin niteliği ve kapladığı alan itibariyle meslekte kazanma gücü kaybına etken olup olmadığı ve oranının tespiti yönünden içinde cildiye uzmanı veya plastik cerrahi uzmanı bulunan heyetçe tüm tedavi belgeleri ve başvuranın yapılacak muayenesi ile tespit olunan arazların kazayla illiyet bağı olup olmadığı irdelenerek düzenlenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde Hakem Heyetince; davacıya ait ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporu da irdelenmek suretiyle, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya içerisine eklenerek, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlarca muayenesi sağlanarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8306, K. 2025/16555, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama