KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/8724 E., 2025/16030 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/670 Değişik İş – 2024/669 Karar
- Sayısı
- İHK-2024/35252
- Sayısı
- K-2024/167638
Karar Metni
1.061 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
04.06.2022 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 8.100,00 TL maddi tazminatın 03.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini, rapor ücretinin yargılama giderleri arasında kabulünü talep etmiş,
sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 497.373,20 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.626,80 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihinde yürürlükte bulunan maluliyet yönetmeliğine uygun maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerinde belirtilen şekilde hazırlanmadığını, davacının bizzat muayene edilmemiş olduğunu, raporun güncel verileri içermediğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet kurmadığını, maluliyetin sürekli olduğunu belirtmediğini, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, davacının gelir getirici bir işte çalışmaması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini,
geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığını, rapor travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle verilmekle içerisinde psikiyatri ve nöroloji uzmanın da bulunduğu heyetten alınması gerektiğini, başvuranın uygun şekilde tedavi edilmesi ve iyileşme süresinin bitmesinin ardından rapor tanzimi gerektiğini, aldıkları medikal raporda davacıda maluliyet oluşmadığının bildirildiğini, rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davalı ... temerrüde düşmediğinden faizin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini,
aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının gelir getirici işte çalışmaması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 497.373,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, adli tıp rapor ücretinin yargılama giderleri arasında kabulüne karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; itirazın kısmen kabulüne, adli tıp rapor ücretinin davacının kazaya karışan karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına açtığı davada kabul edilmiş olması ve mükerrer tahsilata sebep olunmaması için yargılama giderleri arasından çıkarılmasına hükmün bu şekilde düzeltilmesine, kararın kalan kısımlarının aynen infazına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun hatalı belirlendiğini, kusur oranının %40 olarak dikkate alınması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumuna (ATK) gönderilmesi gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerinde belirtilen şekilde hazırlanmadığını, yetkili sağlık kuruluşundan sevk yazısı ile alınmadığını, davacının bizzat muayene edilmemiş olduğunu, raporun güncel verileri içermediğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet kurmadığını,
maluliyetin sürekli olduğunu belirtmediğini, iyileşme süreci beklenmeden hazırlandığını, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle verildiğini, bu raporun nörolog ve psikiyatri uzmanında bulunduğu heyetçe düzenlenmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle hükme esas alınamayacağını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, raporun aldıkları medikal firma raporu ile çeliştiğini, çelişkinin giderilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını,
emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararı temyiz etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 09.08.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı %20 olarak hesaplanmış, Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapora yönelik davalı vekili itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Karara esas alınan raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen travma sonrası stres bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği ve ömür boyu aynı oranda sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilmemiştir. Dosya kapsamındaki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya bu yönden elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile psikiyatrik rahatsızlığına ilişkin gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlar) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek ve travma sonrası stres bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği konusunda içinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyetten (sunulu raporun alındığı Üniversite Hastanesi dışında başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden) kaza ile travma sonrası stres bozukluğu arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle kaza
tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8724, K. 2025/16030, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama