KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/8891 E., 2025/14672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/757 D.İş, 2024/763 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-40118
- Sayısı
- K-2024/253439
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.01.2023 tarihinde davalı tarafından ZMSS poliçesiyle sigortalanan ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 240.750,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kendi aldırdığı raporun davacı muayene edilmeden alındığını, usulüne uygun olmadığını, davalı lehine verilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile rapor ücreti talebine ilişkindir.
1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının tespiti için dosyanın tek adli tıp uzmanı bilirkişiye gönderildiği, raporda; dosyadaki fotoğraflara göre davacının kafasındaki 4x0,5 cm skarın vücut yüzeyinin % 1'ine ulaşmadığı, burun kırığına bağlı deviasyon bırakmadan iyileşmesi beklenen birşey olduğu, fotoğraflarda eğrilik olmadığı, bu nedenle davacının maluliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kullanılmış ise de raporu düzenleyen heyet içinde maluliyetin kapsamına göre uzman doktorların bulunmadığı ve davacının muayene edilmediği anlaşılmıştır.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının maluliyeti "skar ve burun kırığına bağlı deviasyon" kaynaklı olmasına göre, davacının muayenesi yapılarak oluşturulacak heyette dermatoloji uzmanı ile kulak burun boğaz uzmanının da bulunduğu, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulduğu, davacının ikametine yakın yetkili sağlık kuruluşundan denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma ilamın neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8891, K. 2025/14672, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama