KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/9118 E., 2025/14205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/494 - 2024/516
- Sayısı
- 2024 İHK -28570
- Sayısı
- 2024/149453
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 25.04.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 43.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Başvuran talebinin kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.10.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuru yapılan ... Sigorta A.Ş.'den alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketine yapılan başvuruda ibraz edilen raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun bir rapor niteliğinde olmaması ve bu durumda sigorta şirketine gerekli belgelerle ve geçerli başvuru yapılmadığı anlaşıldığından başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; raporun usule uygun olduğunu, aksi takdirde dahi yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini, ret kararının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri'nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 08.09.2023 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporda davacıda; alt ekstremite nedeniyle %8 ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle %20 olmak üzere toplam %26 oranında maluliyet oluştuğu yönünde rapor verilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapor doğrultusunda talebin kabulüne karar verilmiş,
davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince sigorta şirketine yapılan başvuruda ibraz edilen raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun bir rapor niteliğinde olmaması ve bu durumda sigorta şirketine gerekli belgelerle ve geçerli başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlenmesi, sorumluluk açısından zorunludur.
Dosyada mevcut maluliyet raporu incelendiğinde, davacının kaza sonrası psikiyatrik tedavi görüp görmediği, travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, belirlenen oranın davacının kalan ömrü boyunca devam edip etmeyeceği, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağına ilişkin yeterli açıklamalara yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle maluliyet raporu bu hali ile karar vermeye elverişli değildir.
Bu konudaki İtiraz Hakem Heyeti gerekçesi yerinde olmakla birlikte eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları, kullanılan ilaçlara ilişkin bilgi belgeler vb dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, davacıya ait dosyada bulunan rapor da irdelenmek suretiyle ikametine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınarak, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlığın kaza ile illiyet bağının olup olmadığı,
travma sonrası stres bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği konusunda içerisinde çocuk psikiyatri uzmanı ve diğer arazlara yönelik ortopedi uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.'
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/9118, K. 2025/14205, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama