KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/9152 E., 2025/3659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1586 Esas-2024/823 Karar
- İlk derece mahkemes
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/305 Esas-2021/182 Karar
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.12.2015 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu motosikletle, davalı şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı kamyonet arasında meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin maluliyete uğrayacak derecede yaralandığını, belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 1.500,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 31.10.2019 tarihli talep artırım dilekçesiyle geçici iş görmezlik tazminatını 8.586,34 TL'na çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı tarafın kusuru, maluliyetini ve zararını ispatla yükümlü olduğu, davacının kask ve koruyucu giysi kullanıp kullanmadığı araştırılarak müterafik kusurunun değerlendirilmesi gerektiği, müvekkilinin dava başlangıç tarihli ve yasal faizle sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunun belirlendiğini, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından yapılan incelemede davacının sürekli maluliyetinin tespit edilmediğini, 9 ay iyileşme süresine göre hesaplanan tazminata göre davacı ...'ın sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın geçici iş göremezlik maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 7.298,38 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere alınarak davacıya verilmesine,
davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının %15 lik tazminata ilişkin hakkını temlik alan ... A.Ş.'nin %15'lik talebi açısından HMK 150/5. maddesi uyarınca 24.01.2020 tarihi itibari ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından yapılan %15 oranında temlikin geçerli olduğunu, maluliyet tespitin davacının muayenesi yapılarak verildiğini belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini ve temlikname içeriğini bilmeden müvekkilin imza attığını, temliknamenin geçerli olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere maluliyet tespitinin usule uygun olmasına, temlik işleminin geçerli olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/9152, K. 2025/3659, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama