KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/9959 E., 2024/12674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/30 E., 2024/190 K.
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'tan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3272 sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerini mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerektiğini, davaya konu alacağın 12.12.2013 tanzim 15.03.2014 vade tarihli bonoya ilişkin olduğunu, tasarruf tarihinin 10.10.2013 olduğunu, borcun tasarruf tarihinden önce doğmadığını, müvekkilinin eşi .... ile davalı borçlu ...'ın 17 yıl boyunca ortak inşaat işleri yaptıklarını, 2005 yılında davalı ...'ın maddi sıkıntıya girdiğini, bu maddi sıkıntıdan kurtulmak için ...'dan konut kredisi alabilmek için yardım istediğini,
...'ın da buna karşılık dava konusu taşınmazı ...'a devrederek konut kredisi almasına yardımcı olduğunu, bu şekilde ... ve ...'ın ihtiyacı olan kredinin en az masraf ve en az faiz oranıyla temin edildiğini, devir nedeniyle alınan kredinin 1/3 'ünü ...'ın, 2/3 'ünü ise davalı borçlu ...'ın kullandığını, kredi ödemelerinin de bu oranlara göre yapılacağını, kredi ödemeleri bittikten sonra taşınmazın tekrar iade edileceğini kapsayan bir sözleşme yaptıklarını, ...'ın ... ile yaptığı anlaşmaya uygun davranarak tapuyu 10.10.2013 tarihinde ...'ın talimatıyla ...'ın eşi ...'a devrettiğini,
tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için tasarrufa konu taşınmazın gerçekte borçluya ait olması ve alacaklının haklarını zarara uğratmak amacıyla görünürde üçüncü bir kişiye devretmiş olması gerektiğini, böyle bir durum olmadığını, ... ile borçlu ... arasında yapılan işlemlerin 2005 yılında ihtiyaç duyulan kredinin temin edilmesi için olduğunu beyan etmiş davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, satışın gerçek olduğunu, müvekkilinin taşınmaza karşılık 220.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı borçlu ile müvekkilinin herhangi bir akrabalığı ve komşuluğu olmadığını, yapılan satış işleminin bağış olmadığını beyan etmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI VE YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin 05.07.2022 gün, 2021/57 E- 2022/243 K sayılı kararı ile " davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerin kıymet taktirlerinin yaptırıldığı, davalı borçlunun gayrımenkullerdeki hisse değerleri toplamının keşif tarihi itibari ile 86.129,00 TL olduğu, adına kayıtlı iş makinesi olduğu iş makinesinin değerinin de emsallerinin fiyatına göre yaklaşık 37.150 Euro olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre borçlunun aciz halinin sabit olmadığı borcu karşılayacak menkul ve gayrimenkulünün bulunduğu, eldeki dava yönünden dava koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine" karar verilmiştir. 2.Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (4.) Hukuk Dairesinin 22.02.2023 gün, 2022/12694 E- 2023/2239 K sayılı ilamı ile "Dosya içerisinde yer alan bilgilere göre; davalı borçlunun adına kayıtlı bir kısım gayrımenkullerin bulunduğu, bu gayrımenkullerde de hissedarlığının bulunduğu, davalı borçlunun borcundan/borçlarından dolayı kaydında çokça takyidatların bulunduğu, davalı borçlu adına kayıtlı olduğu belirtilen iş makinesinin de dava konusu borcu tahsil edebileceği belirterek davalı borçlunun acz halinde olmadığı belirtilmişse de, bahsi geçen .... plakalı 2007 model new Holland marka E 385 tipli ekskavatörün davalı borçluya ait olmadığı,
takip dosyası içerisinde adı geçen diğer borçluya ait olduğunun anlaşılmış olmasına göre ve davalı borçlunun bilinen adresinde yapılan 24.07.2015 tarihli haciz tutanağının da İİK 105 kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olmasına göre davalı borçlunun acz halinde olduğu kabul edilerek esasa girilmesi gerektiği " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2024 gün, 2024/30 E- 2024/190 K sayılı ilamı ile; "yargılama sırasında davaya dayanak teşkil eden icra dosyasındaki borcun ödendiği, davanın konusuz kaldığı, bu sebeple karar verilmesine yer olmadığına, iş bu davanın açılmasına da davalıların sebebiyet vermediği anlaşıldığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmasına davalıların sebep olduğunu, yargılama masraflarının davalılar üzerinde bırakılması gerektiği beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun borcun doğumundan sonra, aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyi niyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; davanın dayanağı olan Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3272 E sayılı icra dosyasının tahsil ve tasfiye edildiği anlaşılmıştır
Mahkemece davanın dayanağı olan icra dosyasının tahsil ve tasfiye edilmesi sebebi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermediği gerekçesi ile davalılar lehine de vekalet ücreti ödenmesine karar verilmişse de, dosya kapsamına göre varılan sonuç doğru görülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinde; dava şartları yönünden davada eksiklik bulunmadığı, davalı borçlu ... ve davalı ...'ın eşi ile ortaklık ilişkisi bulunduğu, davalı ...'nın davalı borçlunun köylüsü olduğu, aynı nüfusa kayıtlı oldukları anlaşılmıştır. İİK madde 280/1 e göre; davalı 3. kişilerin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişiler olup olmadığı ve dava konusu gayrımenkullerin, İİK madde 278/II e göre düşük bedel ile devredilip devredilmediği tartışılmaksızın davalıların iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/9959, K. 2024/12674, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama