KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/1436 E., 2025/3628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/698 D.İş- 2022/780 K.
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın yolun sağ kısmından sola dönmek isterken, davacının sevk ve idaresindeki aracı ile davalı tarafından sigortalanan araca çarpmamak için manevra yapması sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile ağaca çarpması sonucunda 05.07.2020 tarihinde çift taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, dava öncesinde davalıya yapılan başvuru nedeniyle davalı tarafça 28.09.2021 tarihinde 40.550,34 TL kısmi ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını,
müvekkilinin kaza nedeniyle %27 oranında sürekli iş göremezlik oranı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 177.424,84 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince davacıya %27 maluliyet oranı ve %50 kusur oranı üzerinden 40.550,34 TL ödeme yapıldığını ve müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz hesap yönteminin kullanılması gerektiğini, yapılan ödemenin güncelleştirilmesinin yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davanın kabulü halinde faiz türünün yasal faiz olduğunu, davacının emniyet kemeri takmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 177.424,84 TL'nin 28.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada SGK tarafından davacıya gelir bağlandığına dair bir delil bulunmaması ve hükme esas alınan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatlarına uygun olması nedeniyle itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının aracının taksi olması nedeniyle kazanın aynı zamanda bir iş kazası olduğunu ve bu nedenle SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ve ödeme varsa hesap olunan tazminattan mahsubunun gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz hesap yönteminin kullanılması gerekirken, progresif rant hesap yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacının olaya ilişkin olarak kolluk tarafından alınan ifadesinden; davacının taksi şoförü olarak çalıştığı ve davacının işini ifa sırasında kazanın meydana geldiği ve davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ise de dava konusu olay nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına dair bir araştırma yapılmadığı görülmektedir.
Şu durumda, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir.
3-Davaya konu kazaya ilişkin olarak kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağında; davacının, davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın yolun sağ kısmından sola dönmek isterken, davacının sevk ve idaresindeki aracı ile davalı tarafından sigortalanan araca çarpmamak için manevra yapması sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile ağaca çarpması suretiyle meydana gelen kazada;
davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 54/1-b maddesinde düzenlenen sollama yapmanın yasak olduğu yerde sollama yapmak kuralını ve 52/1-b maddesinde düzenlenen aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği ve davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1-b maddesinde düzenlenen sola dönüş kurallarına riayet etmemek kuralını ihlal ettiği ifade edilmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 2020/982 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu ve davacının ise asli kusurlu olduğu, yine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda da benzer hususların ifade edildiği görülmüştür.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak alınan kusur raporunda ise davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu ve davacının ise kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ve hakem heyetince bu kusur oranları hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek ve ceza dosyası da getirtilmek suretiyle ceza dosyasında alınan kusur raporları ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporu arasındaki çelişkileri de giderir şekilde ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üniversite öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1436, K. 2025/3628, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama