KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/1525 E., 2025/7507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1506 Değişik İş - 2024/1493 Karar
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olup duruşma istemi miktar itibarıyla reddedilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait bağımsız bölümün davalı nezdinde Zorunlu Deprem Sigortası(ZDS) poliçesi ile sigortalı olduğunu, 26.09.2019 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda konutun ağır hasarlı hale geldiğini belirterek 89.000,00 TL'nin riskin ortaya çıktığı 26.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; deprem hadisesi ile riskli bina tespiti arasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 11.10.2020 tarihli ve 2020/İHK-20681 Karar sayılı kararıyla; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İtiraz Hakem Heyetinin 11.10.2020 tarihli ve 2020/İHK-20681 sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.02.2022 tarih, 2021/10421 Esas ve 2022/3506 Karar sayılı ilamı ile içerisinde inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve sigorta hukuku alanında uzman bilirkişinin yer aldığı heyetten dava konusu yapının taşıyıcı kolonlarının zayıflığının (yıkanmamış deniz kumu kullanılması nedeniyle) davacı yönünden müterafik kusur teşkil edip etmediğinin de tespit edildiği, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. İtiraz Hakem Heyetinin 18.10.2022 tarihli ve KIT/2022-1977 sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 87.220,00 TL'nin 16.03.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3. İtiraz Hakem Heyetinin 18.10.2022 tarihli ve KIT/2022-1977 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.11.2023 tarihli, 2023/5098 Esas ve 2023/12676 Karar sayılı ilamı ile yıpranma payı da dikkate alınarak belirlenen bağımsız bölümün yeniden yapım maliyeti üzerinden sigortalı konutun tam zayi olması nedeniyle poliçedeki %2 muafiyetin yeniden yapım maliyetinden düşülmesiyle belirlenecek tazminata hükmedilmesi gerektiği ve davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 75.068,00 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı meskende depreme bağlı hasar oluşmadığını, teminat dışı olan hallerin araştırılması gerektiğini, keşif yapılarak konusunda uzman heyetten rapor alınması gerektiğini, başvuranın konu meskenin brüt yüzölçümü, yapı tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumuna ilişkin beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı hususu araştırılmaksızın müvekkil kurum aleyhine tazminat hesaplanması yoluna gidilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil Kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından ZDS poliçesi ile teminat altına alınan meskenin depremde hasara uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1525, K. 2025/7507, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama