KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/1593 E., 2025/3627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/767 D.İş, 2022/773 K.
Karar Metni
1.392 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın 31.05.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davacının gelirine ilişkin sunulan belgelerin dikkate alınarak gelirinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %9 oranında,
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %9,3 oranında olduğunu beyan ve fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 61.022,94 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacının kaza ile illiyeti olan sürekli iş göremezlik oranı olmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının maluliyet oranının kaza tarihindeki genel şartlara göre belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, tazminat hesabında davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, kusur durumu ve maluliyet oranı tespit edildikten sonra tazminat hesabı için aktüerya bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini,
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya davaya konu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve ödeme olması halinde hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 61.022,94 TL tazminatın 16.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 8.732,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kaza ile illiyeti olan sürekli iş göremezlik oranı olmadığını, maluliyet oranının kaza tarihindeki genel şartlara göre belirlenmesi gerektiğini, kazanın meydana geliş şekli itibariyle sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faiz ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün kullanılması suretiyle yapılması gerektiğini, ceza yargılamasında uzlaşma sağlanıp sağlanamadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının gelirinin kaza tarihi itibariyle yanlış hesaplandığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, başvuruya konu talep haksız fiilden kaynaklandığından avans faizine hükmolunmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, başka bir araca çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın yolcu naklinde kullanılan ticari nitelikte bir araç olması nedeniyle avans faizine hükmolunmuş olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 21.10.2021 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol el 1. parmak proksimal falanks kırığı ve skar arazlarına bağlı olarak %9 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde plastik ve estetik cerrahisi uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve bizzat muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine veya tedavi gördüğü yere en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde plastik ve estetik cerrahisi uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten skar ile ilgili yaralanma konusunda skar dokusunun vücut yüzeyine oranı da belirtilerek ve sürekli olup olmadığı ve ayrıca davacının üst ekstremite arazının da değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi
Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-Davaya konu kazaya ilişkin olarak kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağında; kazaya karışan diğer aracın otoyolun birinci şeridinden geri manevra yaptığı, davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı tarafından sigortalanan aracın, bu araca çarpması ile karşı aracın yoluna savrulduğu, davalı tarafından sigortalanan aracın ise yolun soluna doğru yoldan çıktığı ve kontrolsüz şekilde toprak alan üzerinde ilerleyip devrilmesi suretiyle meydana gelen kazada;
davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a maddesinde düzenlenen dönemeçli yollarda ilerlerken, tepe üstlerine yaklaşırken aracın hızını yavaşlatmak kuralını ihlal ettiği ve diğer aracın sürücüsünün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/1-b maddesinde düzenlenen Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek, izin verilen hallerde bu manevraları yaparken karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmak kuralını ihlal ettiği ifade edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak alınan kusur raporunda ise davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu ve diğer araç sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ve hakem heyetince bu kusur oranları hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarının belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek ve ceza dosyası da getirtilmek suretiyle ceza dosyasından alınan kusur raporları ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporu da irdelenerek ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1593, K. 2025/3627, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama