KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/2690 E., 2025/4370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2473 E., 2024/1675 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/502 E., 2022/786 K.
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacılar tarafından, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, ... için 30.000,00 TL, Hilal İndere için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, Ulviye İndere için 15.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davalı tarafça hüküm manevi tazminat bakımından temyiz edilmekle davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar ... için 30.000,00 TL, .... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000, TL, ... için 15.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olup ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2690, K. 2025/4370, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama