KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/3403 E., 2025/6760 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/174 - 2023/482
- Sayısı
- KIT-2022-1680
- Sayısı
- K-2018/73546
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.04.2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini 330.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan 10.11.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda 560.506,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, kaza tarihinde sakatlanma teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu, hesaplanan toplam tazminat miktarının poliçe teminatının çok üzerinde olup müterafik kusur indirimi yapılması halinde dahi poliçe teminat limitine hükmedilmesi gerekeceği, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 22.01.2019 tarihli ve 2019/İHK-828 sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 22.01.2019 tarihli ve 2019/İHK-828 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 27.10.2021 tarihli ve 2021/4453 Esas, 2021/7725 Karar sayılı ilamıyla.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 10.11.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; kaza tarihinde 3 aylık olan davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden, davacının 99 yaşına kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilerek ve bu yaş baz alınarak "irat yöntemi" ile işleyecek/ bilinmeyen devre hesabının yapılmış olduğu, işleyecek aktif dönem ile işleyecek pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin de açık bir şekilde yazılmadığı, davalı vekilinin anılan hususlarda Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz ettiğinin anlaşıldığı,
yine davalı vekilinin kaza tarihinde 3 aylık bebek olan davacının araçta çocuk koltuğunda oturmadığını, emniyet kemerinin takılı olmadığını, çarpışma esnasında annesinin kucağından savrularak yaralandığını iddia ederek hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği hususunda da itirazda bulunduğu,
hakem heyetince yapılan yargılamada, davalı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna ilişkin itirazı her ne kadar doğru olsa da, aktüerce yapılan hesaplamada davacının aktif dönem zararının dahi teminat limitinin çok üzerinde bulunması karşısında, hata yapılan pasif dönem zararının esasa hiçbir etkisinin bulunmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı,
yine aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatın poliçe teminatının çok üzerinde bulunması ve müterafik kusur indirimi yapılması halinde dahi poliçe teminat limitine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığı, davacının hak ettiği tazminat miktarı doğru bir şekilde hesaplanmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığı, hakem heyetince, öncelikle denetime ve hüküm kurmaya elverişli aktüer bilirkişi raporuyla davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi,
bu tazminat miktarından davalının müterafik kusur indirimi iddiası hakkında değerlendirme yapılmak suretiyle gerekiyorsa müterafik kusur indiriminin yapılması sonucu davacının hak edeceği bakiye tazminatın tespiti, daha sonra davaya konu ZMSS poliçesinde şahıs başına sakatlanma ve ölüm nedeniyle teminat limiti kapsamında davalının sorumlu olduğu miktarın tespit edilmesi gerektiği göz önüne alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca alınan 01.09.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda 560.506,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, hesaplanan miktardan % 25 oranında müterafik kusur indirimi yapılması halinde talep edilebilecek zarar miktarının 420.379,70 TL olacağı, kaza tarihindeki sakatlanma teminat limitinin 330.000,00 TL olması karşısında zararın teminat limitini aştığının anlaşıldığı, bozma ilamındaki eksikliklerin tamamlandığı, zararın teminat limitini aştığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararında da teminat limiti kadar hüküm kurulduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı maluliyetine ilişkin alınan raporlar arasında çelişkinin bulunduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan ilk raporun iki yıl süreli ve %70 oranında olduğunu, ardından yine davacı tarafından sunulan ikinci raporun %75 oranlı olduğunu, davacının davalı aleyhine Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/509 Esas sayılı dosyası ile ikame etmiş olduğu davada,
davacının maluliyetine ilişkin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 24.08.2020 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %5 oranında olduğunu, bahsi geçen davada davacının maluliyeti hususundaki çelişkilerin giderilmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.10.2021 tarihli bozma ilamında yalnızca hesap raporuna ilişkin sundukları temyiz itirazlarının nazara alındığını,
diğer temyiz itirazları olan maluliyet hususundaki çelişkiye ilişkin "şimdilik incelenmesine gerek olmadığı" yönünde karar verildiğini, buna göre maluliyet hususundaki temyiz itirazlarının reddedilmediğinin anlaşıldığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı tazminatı talebine ilişkindir. 1.6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde. Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 22.11.2018 tarihli ve K-2018/73546 sayılı kararı ile başvurunun kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyetinin 22.01.2019 tarihli ve 2019/İHK-828 sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 27.10.2021 tarihli ve 2021/4453 Esas, 2021/7725 Karar sayılı ilamıyla.
İtiraz Hakem Heyetinin kararının bozulduğu, İtiraz Hakem Heyetince yukarıda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yeniden hüküm kurulmadığı, davacının başvuruya konu talebi hakkında davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmediği, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı yaptığı itirazın reddine karar verilmekle yetinildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının hüküm fıkrasında tereddüt ve şüphe uyandırmayacak şekilde belirlenmemiş olduğu, kararın bu haliyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde tesis edildiği anlaşılmıştır.
Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazları değerlendirilerek sonucuna göre davacının talebi ve davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarı hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/3403, K. 2025/6760, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama