KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/371 E., 2026/1873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/82 - 2022/283
Karar Metni
896 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç ile ... plakalı aracın 25.02.2010 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu ... plakalı araçta yolcu olan davacının sakatlandığını, davacının Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/580 Esas sayılı dosyasında davalı aracın sigortasını tazmin eden sigorta şirketi aleyhine sakatlık tazminatından doğan hak ve alacaklarının tahsili için açtığı davada, alınan kusur, maluliyet ve hesap bilirkişi raporuna göre zararının 252.160,63 TL olduğunun tespit edildiğini, davacı lehine hüküm tesis edildiğini, davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tazmin eden ...
Sigorta A.Ş. tarafından poliçe limiti olan 150.000,00 TL ödendiği için bakiye alacakları 102.000,00 TL' nin tahsili için davalı ... ve ... aleyhine Gaziantep 8. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5432 sayılı dosyasında ilamsız takip yaptıklarını, davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek borçlunun itirazının iptaline, lehlerine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının olayda kusur bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini ve asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.04.2016 tarih ve 2015/58 Esas, 2016/158 Karar sayılı ilamıyla davanın itiraz iptali yönünden kabulü ile, davalının Gaziantep 8. İcra Müdürlüğünün 2012/5432 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 20.01.2020 tarih ve 2018/2166 Esas, 2020/204 Karar sayılı ilamıyla "...
Dosya kapsamından davanın Karayolları Trafik Kanunu kapsamında araç maliki işletenin sorumluluğuna dayalı tazminat talebi nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yukarıda açıklanan yasa maddeleri gereğince kayıt maliki olmayan ve kazaya karışan aracın satışı yapılmak üzere kendisine teslim edilen galericinin sorumluluğuna ilişkin koşullar tartışılmadan ve taraflarca ileri sürülen tüm deliller toplanmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemece, davalı tarafa iddia edildiği gibi aracın satışı yapılmak üzere kendisine bırakılan dava dışı ... Oto Galeri’ye (...) tesliminin yapılıp yapılmadığı araştırılarak, buna göre davalının sorumluluğunun tesbiti gerekir. Bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Daire kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4.Dairenin 08.02.2021 tarih ve 2020/2544 Esas, 2021/487 Karar sayılı ilamıyla temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davaya konu trafik kazasının 25.02.2010 tarihinde meydana geldiği, dosya kapsamından dinlenen tanık beyanları ve ceza dosyası muhteviyatı birlikte değerlendirildiğinde; kazaya karışan ve davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın davalı ... tarafından satışı yapılmak üzere dava dışı ... Oto Galeri’ye (...) fiili tesliminin yapıldığı ve zilyetliğinin devredildiği, 03.02.2010 tarihli vekaletname ile dava dışı ...'a satış yetkisi verildiği, 29.01.2010 tarihinde ... Oto Galeri (...) tarafından ...'e satışının gerçekleştirildiği, 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile aynı Kanun'un 104. maddesi nazara alındığında davalı ...'ın zarardan sorumluluğunun bulunmadığı ve işleten sıfatının kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararında harici hiçbir delille desteklenmeyen ve kanunen geçerli olmayan bir satış sözleşmesine dayanarak aracın satış yapılmak üzere kendisine bırakılan galericinin sorumluluğu tartışılmadan karar verildiğini, mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadan tek bir tanık dinlenerek söz konusu tanık beyanlarına göre davalının işleten sıfatının kalktığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre trafik kütüğünde adına motorlu araç kayıtlı olan kişinin araç sahibi olduğunu,
dava konusu trafik kazasının meydana geldiği tarihte davalının araç maliki olup aynı zamanda da dava konusu ZMSS poliçe sigortalısı olduğunu, dosya kapsamında bulunan 29.01.2010 tarihli tarafların kendi aralarında düzenlediği harici satış sözleşmesinin her zaman düzenlenme imkanı bulunan adi yazılı belge niteliğinde olduğunu, söz konusu belgeye göre davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığının kabulünün kötü niyetle yapılacak olan ve her zaman tanzimi mümkün olan bu tür muvazaalı satış sözleşmelerini korumak olacağını, bu yazılı belgenin resmi trafik kaydı,
araç ruhsatı ve sigorta poliçesi karşısında 3.kişileri bağlayacak nitelikte bir geçerliliğinin bulunmadığını, kazaya karışan aracın zilyetliğinin devredildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığını, KTK'nın 94. maddesi uyarınca gerekli ihbarı sigortacıya yapıp sigorta sözleşmesinin iptali imkânını sigortacıya vermediği sürece araç malikinin yükümlülüklerinin devam edeceğinin açık olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasında yaralanan ve maluliyeti oluşan davacının, sigorta poliçe limitini aşan sürekli iş göremezlik tazminatının, aracın kayıt maliki olan davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre hükmün bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz olunan karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/371, K. 2026/1873, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama