KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4000 E., 2025/16642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/4 90... /575 Karar
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, evli olduğunu bildiği hâlde müvekkilinin dava dışı eşiyle birlikte olduğunu, bu süreçte müvekkilini arayarak boşanma konusunda müvekkiline baskı yaptığını, evli olduğunu bildiği hâlde müvekkilinin kocası ile ilişki yaşayan, evliliği sona erdirmek için müvekkilini tehdit edip, aşağılayan, hakaret eden davalının bu ahlâka aykırı tavır ve davranışları nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın 27.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı eşinin evli olduğuna dair müvekkilinin bilgi sahibi olmadığını, haksız eyleme dayalı iddiaların gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/236 E., 2015/291 K. sayılı kararı ile davalının, davacı ile eski eşinin evlilik birliğinin devamı sırasında evliliğin devam ettiğini bilmesine rağmen birlikte olduğu, davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesine dayalı açılmış olması karşısında davalının, ahlâka aykırı bir fiille kasten davacıyı zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiği ve davacının manevi olarak zarar görmesine neden olduğu, bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) ilgili hükümlerinin değil TBK’nın ilgili hükümlerinin olayda uygulanması gerektiği gerekçesiyle 15.000,00 TL manevi tazminatın 27.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.12.2018 tarihli ve 2016/315 Esas, 2018/8320 Karar sayılı ilamıyla; yasal düzenlemeler, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.07.2018 tarihli ve 2017/5 E.- 2018/7 K. sayılı kararı uyarınca, evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan davalıya karşı açılan davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2020/112 E., 2020/225 K. sayılı kararı ile boşanma dosyası, tanık anlatımları, telefon kayıtları, davacının haksız fiile ilişkin açıklamaları, davalının davacıyı sık sık arayarak özel yaşamına müdahale ettiğine ve davacının müşterek konutuna girdiğine ilişkin iddialarını destekler nitelikte olduğu, bu durum kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden manevi tazminat isteminin bu yönden yerinde olduğu gerekçesiyle 15.000,00 TL manevi tazminatın 27.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulu Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.03.2021 günlü kararı ile dosya direnme kararının incelenmesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.06.2022 tarih ve 2021/4-4 50... /1048 Karar sayılı ilamıyla; mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararının usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye ait olduğu gerekçesi ile dosya Dairemize gönderilmiştir.
D.Bozma Kararı
Dairenin 12.10.2023 tarihli ve 2023/1237 Esas, 2023/10685 Karar sayılı ilamıyla; davalının, evli olduğunu bildiği halde davacının eşi ile birliktelik yaşadığı, buna karşılık davacıya yönelik hakaret ya da tehdit içerikli bir eylemi ile konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi gibi bir durumun dosya kapsamına göre söz konusu olmadığı gözetilerek davacının kişilik haklarına bir saldırıda bulunulmadığı ve manevi tazminat isteminin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sübut bulmayan davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
E. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının aldatma eylemine katılması dışında müvekkilinin konutuna girdiği, boşanma konusunda baskı yaptığı hususlarının sabit olduğunu, davalının ahlaka aykırı haksız eylem niteliğindeki eylemleri ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4000, K. 2025/16642, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama