KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4056 E., 2025/6680 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1047 Değişik İş – 2022/1130 Karar
- Sayısı
- İHK-2022/62290
- Sayısı
- K-2022/218548
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.07.2017 tarihinde davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 15 iş günü sonrasından itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek müteselsil davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
01.06.2015 tarihli genel şartlara göre hesap yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, aldıkları medikal firma raporunda davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığının tespit edildiğini, posttravmatik stres bozukluğunun sürekli ruhsal bozukluk olarak kabul edilebilmesi için uygulanacak maksimal tedaviye rağmen kişinin yaşamını etkileyen bulguların kalmış olması gerektiğini, davacının ise düzenli tedavi almadığının anlaşıldığını, bu nedenle sürekli maluliyetten bahsedilemeyeceğini,
medikal firma raporu ile maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti bakımından uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı tespit edilmiş bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporu gerekçeli ve denetime ve karar vermeye elverişli bulunduğundan itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aynı kaza ve zarara ilişkin olarak yapılan iki ayrı tahkim yargılamasında alınan kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, huzurdaki dosyadan alınan 20.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı belirtilmiş iken, aynı kaza nedeniyle açılmış 2022.E.102107 sayılı dosyadan alınan 07.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, anılan bu dosyadan bilirkişi raporu doğrultusunda %50 kusur oranı ile karar verildiğini, %50 kusur oranının kesinleştiğini, %50 kusur oranı ile huzurdaki dosyada da hesap yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün 53/1-a maddesinde düzenlenen sağa dönüş kurallarına riayet etmediği, motosiklet sürücüsünün 56/1-a maddesinde düzenlenen şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmediği tespitinin yer aldığı.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunda motosiklet sürücüsünün 56... . maddelere aykırı davranması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunun belirlendiği, aynı kazadan kaynaklanan geçici iş göremezlik tazminatı talepli sigorta tahkim dosyasında alınan kusur raporunda ise her iki sürücüye %50'şer kusur verildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldığı kusur raporu esas alınmak suretiyle sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun kabulü ile karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetinin ise davacının itirazlarını reddettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince geçici iş göremezlik tazminatı talepli dosyadan alınan kusur raporu hiç dikkate alınmamıştır. Oysa yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, geçici iş göremezlik tazminatı istemli dosyadan alınan kusur raporu ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4056, K. 2025/6680, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama