KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4573 E., 2025/7295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/316 E., 2025/309 K.
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen 11.11.2020 tarihli kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 410.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur tespitinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinden itibaren bir yıllık süre geçmeden düzenlenmesi nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 26.03.2022 tarih ve 2022/İHK-14310 Esas sayılı kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet tespit raporunun kaza tarihi itibarıyla uygulanması gereken Erişkinler İçin Engelli Kurulu Raporları Engel Oranları Kılavuzu Ek-2 de yer alan Alt Ekstremite arazları ile ilgili olarak; “Kas ve iskelet sistemindeki sürekli maluliyet oranı tespitlerinde engelin kalıcı ve stabil halde olması gerektiği ve son 12 ayda değişiklik olmamalı” talimatına uyulmadığı ve böylece başvurunun eksik evrakla yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 17.04.2024 tarihli ve 2022/7079 Esas, 2024/3405 Karar sayılı ilamıyla; davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği, yeniden maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası düzenlenen maluliyet raporundaki %12 maluliyet oranı esas alınarak ayrı ayrı müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılsa dahi davacının hak kazanacağı tazminat tutarı poliçe limitinin üstünde kalacağı gerekçesiyle 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru bulunmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacıya ödeme yapıldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ıslah edilen kısıma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek kazanın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4573, K. 2025/7295, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama