KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4643 E., 2025/15860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/17 E., 2024/158 K.
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların maliki ve sürücüsü olduğu trafik sigortasız aracın 04.04.2014 tarihinde yaptığı tek taraflı trafik kazasında araçta bulunan yolcunun ölümü nedeni ile davacı tarafından ölen kişinin yakınlarına toplam 65.796,00 TL ödendiğini, ... Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi gereği ödenen bedelin zarara neden olanlardan rücusu için davalılara yönelik başlattıkları icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ...'nın rücu koşullarının oluşmadığını, bunun için zarar verenin kusurunun gerekli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı idarenin sorumlu olmadığını, davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatının da hukuksal bir dayanağının bulunmadığını, ilama bağlı olmayan ve miktarı dahi belirsiz bir durum için idarenin keyfi ödeme yapamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.07.2016 tarihli ve 2015/8 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile Ulukışla İcra Müdürlüğünün 2015/1 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacak miktarı likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Onama Kararı
Mahkemenin 19.07.2016 tarihli ve 2015/8 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/643 Esas, 2020/5160 Karar sayılı ilamı ile karar onanmıştır.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2021/1630 Esas, 2021/948 Karar sayılı kararı ile somut olayda, kaza tespit tutanağına göre, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu aracın freninin tutmaması nedeniyle, mütevaffanın araç kapısını açarak araçtan aşağıya atladığı, daha sonra aracın sağa devrilmesi ile de araç üzerinde duran motosikletin müteveffanın üzerine düştüğünün tespit edildiği;
aynı olaya ilişkin olarak Dairenin 2019/4436-2020/2473 sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere mahkemece, davalının müterafik kusura ilişkin itirazları ile dosya münderecatı, ceza dosyası ve ölüm sebebine ilişkin raporlar da irdelenip karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 04.02.2022 tarihli ve 2021/164 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile davanın devamı sırasında davalı tarafından yapılan ödeme nedeniyle konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; müterafik kusurun varlığı her ne kadar tazminat miktarını etkileyecekse de yapılan ödeme sonrası dava konusuz kalmış olup tazminat istemi hususunda bir karar verilemeyeceğinden bu araştırmanın yapılmadığı belirtilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 04.02.2022 tarihli ve 2021/164 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.02.2023 tarihli ve 2022/4702 Esas, 2023/1910 Karar sayılı ilamı ile davalı ... tarafından 101.700,43 TL yapılan ödeme, ilamın icrası aşamasında yapılmış olup bozma doğrultusunda davalı tarafın müteveffa yolcunun müterafik kusuruna ilişkin itirazları ile dosya münderecatı, ceza dosyası ve ölüm sebebine ilişkin raporlar da irdelenip karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ulukışla İcra Müdürlüğü'nün 2015/1 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına (tahsilde tekerrür olmamak şartıyla), alacak miktarı likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı idareye kusur atfının mümkün olmadığını, mahkemece takdir olunan %20 müterafik kusur oranı miktarının düşük olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta bulunan yolcunun ölümü nedeniyle desteğini kaybeden hak sahiplerine ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4643, K. 2025/15860, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama