KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4786 E., 2025/17416 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/341 Değişik İş - 2025/343 Karar
- Sayısı
- KIT/2024-2585
- Sayısı
- K-2021/168966
Karar Metni
1.639 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çok taraflı trafik kazası neticesinde karşı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve %5 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 50.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyetine ilişkin olarak sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin 04.02.2022 tarihli ve İHK-2022/3333 sayılı kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası Yargıtay içtihatları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülünün uygulanması gerektiği içtihat edildiğinden davalı vekilinin %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak tazminat tutarının hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı,
dosya içeriğinde davacıya ait 2018-2021 yılları arası maaş bordroları, döner sermaye ödemeleri ve ek ödemeleri gösterir belgeler bulunduğu, hesaplamada bu tutarların ortalamasının dikkate alındığı, hesaplamada dikkate alınan verilerin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu ve davacı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 04.02.2022 tarihli ve İHK-2022/3333 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.03.2024 tarihli ve 2022/6473 Esas, 2024/2904 Karar sayılı ilamıyla; ''...Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur.
Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda hükme esas alınan Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 03.03.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla.
İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5'i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, davacının ikametgahına en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, tahkim komisyonunda yargılama sürelerinin kanunla belirlendiği ve sınırlandırıldığı, davacı tarafa tanınan iki haftalık kesin süre içinde ilgili kuruma başvuru yapılmakla birlikte uzun süre geçmiş olmasına rağmen maluliyet raporunun sunulmadığı,
ayrıca karar verme süresinin dolmasına bir günlük süre kaldığı, davalı ... şirketine mevzuata uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı, bu durumda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince maluliyet raporunun teminine ilişkin ilgili kuruma başvuru yapılmak üzere davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiğini, ancak ara karar içeriğinde maluliyet raporunun dosya kapsamına sunulması için herhangi bir süre belirtilmediğini, verilen süre içerisinde ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na başvuru yapıldığını, raporun, hakem heyetine sunulmasında üniversite hastanesinden kaynaklanan sebeplerle gecikme yaşandığını, bu aşamada İtiraz Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verildiğini, karar tarihinden önce ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 27.01.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğunu, bu rapor doğrultusunda inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Dosya içeriğinden. İtiraz Hakem Heyetince davacının, dava konusu trafik kazasından kaynaklı maluliyetinin tespiti için kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, ikametgahına en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümünden maluliyet raporu alınması yönünde 20.12.2024 tarihinde ara karar oluşturulduğu,
söz konusu ara kararda davacı tarafa yetkili kuruma başvurması için iki haftalık kesin süre verilmesine ve başvuru yapıldığına yönelik belgelerin ara kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde hakem heyetine bildirilmesinin istendiği ve ara kararın 20.12.2024 davacı tarafa tebliğ edildiği, 03.01.2025 tarihinde ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na başvuru yapıldığının bildirildiği ve ''...Müvekkilin maluliyetinin kaynaklandığı arazaya ilişkin dermataloji bölümüne konsültasyon yapılacağı, dermatoloji doktoru izinde olduğundan adli tıp anabilim dalı ile dermatoloji bölümünün muayenesi birlikte yapılacağından, muayene tarihinin belirlenmesi için dermatoloji uzmanının izinden dönmesinin bekleneceği,
sonrasında müsait tarih belirlendiğinde randevu günü oluşturularak bu aşamada randevuya ilişkin evrak verilebileceği'' hususunun taraflara bildirildiği ve 10.01.2025 tarihi için davacıya randevu verildiği hususunun hakem heyetine bildirildiği, devam eden süreçte ara kararda belirlenen kesin süre içinde ilgili kuruma başvuru yapılmış olmakla birlikte bir aydan daha fazla süre geçmiş olmasına rağmen rapor sunulmadığı ve bilgilendirme yapılmadığı gerekçesiyle başvuran vekiline 05.02.2025 tarihinde yeniden ihtarda bulunulduğu, davacı vekili tarafından, davacının 10.01.2025 tarihinde muayenesinin yapıldığı,
hastaneye sorulduğunda ise raporun henüz hazır olmadığı bilgisinin verildiği yönünde İtiraz Hakem Heyetine beyanda bulunulduğu, İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafa tanınan iki haftalık kesin süre içinde ilgili kuruma başvuru yapmakla birlikte uzun süre geçmesine rağmen maluliyet raporu sunulmadığı, ayrıca karar verme süresi dolmasına bir günlük süre kaldığı, bu nedenle karar verme zaruretinin doğduğu ve davalı ... şirketine mevzuata uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacı tarafından İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içerisinde Daire'nin yukarıda belirtilen bozma ilamı uyarınca maluliyet raporu alınmak üzere üniversite hastanesine başvuru yapıldığı, İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi olan 28.02.2025 tarihinden önce ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 27.01.2025 tarihli rapor hazırlanmasına rağmen davacı tarafa verilmemiş olması nedeniyle davacının söz konusu raporu dosyaya sunamadığı gözetilerek dosyaya sunulan ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 27.01.2025 tarihli maluliyet raporunun değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4786, K. 2025/17416, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama